13. Hukuk Dairesi 2016/6290 E. , 2018/7433 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan 06.03.2011 tarihli sözleşmeyle (... Konut Satış sözleşmesi ve eki teknik şartname ile) ... ili, ... mahallesi, 240 EF-3B-3C-4D pafta, 3991 ada, 3 nolu parselde inşa edilecek olan otel-rezidans projesinde takribi 50 m2 brüt alanlı 6 nolu bağımsız bölümü 200.000,00 TL bedel ile satın aldığını, davalı şirketçe satış ve pazarlama sürecinde tüketicilere yazılı ve sözlü ifade ettiği şekilde ... projesinin otel-rezidans karma işletim sistemi ile diğer emsal projelerden daha üstün olduğu, yüksek değer artışı ve gelir getirici vasıfların olduğu, eki olarak verilen davalı firma tarafından hazırlanmış Tip 3 (32 adet) arka cephe stüdyo daire 50 m2 daire başlıklı satışı yapılan bağımsız bölümün eş ve benzerlerinde en ayrıntılı şekilde düzenlendiği, bağımsız bölümlerin otel odası konseptinde dekore edildiğinin vurgulandığını, tüketiciler nezdinden apart otel işletileceği algısının yaratıldığını, binanın bütünün otel mimarisi ile inşa edildiğini, ayrıca bağımsız bölüm satın alanların ayda 600 USD net gelir elde edeceğinin yazılı olarak ifade edildiğini, bu şekilde tüketicilerde güven yaratıldığını, ancak taşınmazın otel konseptinde kiraya verilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığını belirterek taşınmazın öngörülen değer artışı ve taahhüt edilen kira getirilerinin sağlanamadığından bahisle ekonomik ayıplı sayılması ve taşınmaz malda 1/3 oranında bedel indirimi ile bulunan 66.666,66 TL bedelin ve ayrıca taşınmazın geç teslim edilmesinden kaynaklanan cezai şart bedeli olarak şimdilik 4.500,00 TL bedelin toplamı olan 71.166,66 TL"nin temerrüt ihtarnamesinin tebliğinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile, dava konusu taşınmazın ayıplı ve geç teslimi nedeniyle 50.000,00 TL bedel iadesi ve 5.347,86 TL cezai şart bedeli toplamı 55.347,86 TL"nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 17/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı, davalı yüklenici şirket ile imzalanan taşınmaz satış sözleşmesi gereğince taahhüt edilenden farklı bir konseptte daire teslim edilmesinden kaynaklanan ekonomik ayıp karşılığı 1/3 oranında bedel indirimi olan 66.666,66 TL ve geç teslim nedeniyle şimdilik 4.500,00 TL cezai şart bedeli toplamı olan 71.166,66 TL bedelin tahsilini talep etmiş olup, uyuşmazlıkta taşınmazın otel konseptinde kiraya verilememesi nedeniyle uğranılan ekonomik kayıp söz konusu olduğuna göre davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olmadığından, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla uyuşmazlıkta davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, re"sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. O halde mahkemece, genel mahkemenin görevli olduğu değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.