22. Hukuk Dairesi 2015/4560 E. , 2015/31427 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2014
NUMARASI : 2012/1555-2014/513
D
DAVA : Davacı, boşta geçen süre ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin açtığı işe iade davası sonucunda feshin geçersizliğine, yasal süresi içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın dört aylık ücreti olarak tespitine karar verildiğini, süresinde işe iade başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin davacıyı işe iade kararı gereğince başlatması gereken işe başlatmadığını, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2012/8852 sayılı dosyasıyla yapılan icra takibi ile davacının boşta geçen süre ücretinin talep edildiğini, davalı şirketçe bu takibe itiraz edildiğini, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, % 40"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya işe başlaması için gönderilen ihtarname sonrasında davacının işe başlamak için müracaatta bulunduğunu ancak daha sonra işe gelmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin devamsızlığı sebebiyle sona erdirildiğini, bu sebeple boşta geçen süre ücretini talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın iptaliyle takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatına ilişkin talebin ise dava yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından reddine karar verildiği görülmüştür.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 sayılı İş Kanunu"nun 8. ve 28. maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır.
Borçlu belirli bir alacak için yapılan icra takibinde borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
Somut olayda, mahkemece, itirazın iptali davasına konu ücret alacağı talebinin likit alacak niteliği bulunmadığı, yargılama sonucu alacak ve hak kazanma olgusu belirlendiği gerekçesiyle, davacının icra ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı tarafından ücret alacağı yönünden, davalının da kabulünde olan ilk fesih tarihindeki aylık ücret miktarı esas alınarak icra takibi yapılmıştır. Bu sebeple, itirazin iptali davasına konu alacağın likit olmadığından söz edilemez. Bu durumda, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, yanlış değerlendirme ile reddine karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararda hükmün 1. fıkrasının b bendinde yer alan ""Dava yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı uygulanmasına yer olmadığına,"" cümlesinin çıkarılarak, yerine ""kabul edilen alacak mikarının % 20"si oranında 1.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 02,50 TL"nin davacıya, arta kalanın davalıya yükletilmesine, 24.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.