13. Hukuk Dairesi 2016/25341 E. , 2018/7431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-KARŞI DAVALI : ... vekili avukat Rahmi Yılmaz
DAVALI-KARŞI DAVACI : 1-..., 2-... vekilleri avukat ...
Taraflar arasındaki alacak-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil ..., diğer davalı ... vekili avukat ... ile davacı Asil ... ve vekili avukat ..."un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ili, ... mahallesinde kain, tapunun 13 pafta, 11511 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerindeki 20/3120 arsa paylı zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm, 1240/3120 arsa paylı zemin+1 kat 1 nolu bağımsız bölüm, 620/3120 arsa paylı 2.kat 3 nolu bağımsız bölüm, 620/3120 arsa paylı 3.kat 4 nolu bağımsız bölüm, 620/3120 arsa paylı 4.kat 5 nolu bağımsız bölümde yer alan taşınmazların 1/10 nispetinde hissedarı olduğunu, kendisinin ve bir kısım hissedarların imzalarının sahte olarak atılması suretiyle ... 27.Noterliğinin 18/11/2002 tarih ve 33847 yevmiye numaralı vekaletname düzenlendiğini ve bu vekaletname kullanılmak suretiyle taşınmazın üçüncü şahısa 600.000.000,00-TL bedel gösterilmek suretiyle satıldığını öğrenmiş olduğunu, söz konusu taşınmazın toplam rayiç bedelinin satıldığı tarihte 2.500.000.000,00 TL civarında olduğunu, davalıların alım-satım harcını düşürmek amacı ile tapuda bedeli düşük gösterdiği kanaatinde olduğunu, davalılara ... 14.Noterliğinin 18/11/2014 tarih ve 18670 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiğini, sonuç alamaması nedeniyle davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, yargılama sürecinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda vekaletnamedeki imzanın kendisine ait olmadığının ortaya çıkacak olduğunu, bir an için vekaletnameyi bizzat kendisinin verdiği kabul edilse dahi vekilin B.K."nun 386-398.maddelerinde belirtilen emredici hükümlere uygun hareket etmek zorunda olduğunu, vekilin zimmetinde kalan parayı vermediğini, davalıların söz konusu satış parasını ortağı olduğu Ertuna Sigortacılık Ltd. Şirketinin yine ortağı olduğu İntergrup Sigortacılık A.Ş."ye olan borcu nedeniyle bu şirkete ödediklerini beyan etmiş olduklarını, gayrimenkulün satımı konusunda herhangi bir vekaletname ve talimat vermediği gibi tahsil edilecek paranın üçüncü şahıslara ödenmesi konusunda da herhangi bir yetki ve talimat da vermemiş olduğunu, kaldı ki söz konusu taşınmazın hissesinin şahsına ait olup herhangi bir şirkete ait olmadığını belirterek tapu iptal davası açma hakkı da dahil olmak üzere tüm yasal ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak üzere hissesi karşılığı olan bedelin şimdilik 6.000,00 TL nin satış tarihten itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.01.2015 tarihli ıslah dilekçesinde; toplam 130.788,00 TL nin davalılardan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; davanın reddini dilemiştir.
Davalı-karşı davacılar ... ve ... cevap ve karşı dava dilekçesinde; asıl davanın reddini dilemiş, ..."in 26 yılı aşkın bir süreden beri, ..." in ise yaklaşık 5 yıldır avukatlık mesleğini icra ettiklerini, davacının noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ve sonrasında Cumhuriyet Savcılığına yaptığı iftira nitelikli şikayet nedeniyle son derece üzülüp manen yıpranmış olduklarını, şahsiyetlerine ve meslek ahlaklarına vaki bu saldırının huzurunu bozduğu gibi işlerine konsantre olmalarını da engellemiş olduğunu, bu nedenle ... için 50.000,00-TL, ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız şikayetin yapıldığı 16/02/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Asıl Dava Bakımından; Davalılardan ... hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine, Diğer davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, Dava konusu 86.572,95-TL"nin alacağın 28.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınmasına davacıya verilmesine, Karşı Dava Bakımından; Açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı ... ve davalı-karşı davacı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacı ... ve davalı-karşı davacı ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı ... temyizi bakımından;
Dava, vekaletnameye dayalı olarak davalılar yaptığı satış işlemi nedeniyle kendisine ödenmeyen satış bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Karşı dava ise, davalıların manevi tazminat talebinde ilişkindir. Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karşı davada talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın reddine karar verilmiş ve bu davada davalı asıl davada davacı olan ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3. maddesi “Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” düzenlemesine göre maktu vekalet ücreti olan 1.800,00 TL ye hükmedilmesi gerekirken, karşı davalı vekiline nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
3-Davalı ... temyizi bakımından;
Dava, vekaletnameye dayalı olarak davalılar yaptığı satış işlemi nedeniyle kendisine ödenmeyen satış bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Karşı dava ise, davalıların manevi tazminat talebinde ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 86.572,95-TL"nin alacağın 28.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınmasına davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde 6.000,00 TL"nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare talebini ıslah dilekçesiyle 130.788,00 TL"ye yükseltmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davanın açılışında talep edilen kısma satış tarihi ve ıslah ile arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilen 86.572,95 TL ye satış tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
4-Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karşı davada talep edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın reddine karar verilmiş ve bu davada davalı asıl davada davacı olan ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3. maddesi “Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” düzenlemesine göre maktu vekalet ücreti olan 1.800,00 TL ye hükmedilmesi gerekirken, karşı davalı vekiline nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacı ... ve davalı-karşı davacı ...’in sair temyiz itirazlarının reddi, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün B-Karşı Dava Bakımından başlıklı bölümünün 4. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan .... Uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı davacı ...’dan tahsili ile karşı davalı ..."ya ödenmesine” cümlesinin yazılmasına, 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün A-Asıl Dava başlıklı bölümünün 5. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Dava konusu 86.572,95 TL alacağın 6.000,00 TL sine 28.11.2002 tarihinden itibaren, bakiye kalan 80.572,95 TL sine ıslah tarihi olan 26.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınmasına davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, 4. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün B-Karşı Dava Bakımından başlıklı bölümüne 5. bent eklenerek “Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan .... Uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı davacı ...’den tahsili ile karşı davalı ..."ya ödenmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 1.630,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 6,70 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 1.508,00 TL harcın davalı-..."e, 1.2990,00 TL harcın davalı-..."e iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.