9. Hukuk Dairesi 2012/31396 E. , 2013/17339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, bayram ve hafta sonu çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının... Cemiyeti ... Şubesinde 02.01.1997 -01.02.1999 tarihleri arasında sigortasız 01.02.1999 - 04.02.2011 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını, davalı şirket ile Cemiyet arasında yapılan 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesiyle... Cemiyeti ... Şubesinin devralındığını, devir sözleşmesinin B bendine göre , ihbar yapılan ancak, davalı şirketle çalışmak istemeyen personelin yasal haklarının ödeneceğinin düzenlendiğini, son ücretinin 1.116,00.TL olduğunu, davacıya Ocak 2011 ayı ücretinin ödenmediğini, sözlü olarak talep ettiğini cevap alamadığını, Noterden ihtarname göndererek iş akdini iş yasasının 24/2-e maddesine göre feshettiğini, ihtarda hak ve alacaklarının ödenmesini istediğini, ancak ödenmediğini beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kıdem tazminatının, bayram ve hafta sonu çalışma alacağının, fazla çalışma alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının ve birikmiş ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir,
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının müvekkil şirkette çalışmasının bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerekeceğini, ayrıca davacının alacaklarını ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD. 18.10.2004 gün 2004/7006 E. 2004/23275 K).
Somut olayda; davacı işçi dava dilekçesinde 4.504,00 TL birikmiş ücret alacağı talebinde bulunmuş olup, bu ücret alacağının hangi aylara ilişkin olduğu belirtilmemiştir.Mahkemece birikmiş 4.504,00 TL ücret alacağının hangi aylara ilişkin olduğu davacı işçiye yöntemince sorulmadan bilirkişi raporundaki hesaba göre karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı işçiye dava dilekçesinde ödenmediğini iddia ettiği 4.504,00 TL birikmiş ücret alacağının hangi aylara ait olduğu sorulmak suretiyle ve davalı işverenin ücrete ilişkin kayıt ve belgeleri de nazara alınarak, buna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususa uyulmadan karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.