11. Hukuk Dairesi 2018/4608 E. , 2019/6928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/05/2018 tarih ve 2018/178-2018/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Marmaris"in Selimiye sahil beldesinde uzun yıllardır "Sardunya" adı ile restorant ve pansiyon işlettiğini, bu ismi tanıttığını, Sardunya markasının müvekkili tarafından bilindik bir marka haline getirildiğini, davalının 97/013314 başvuru nolu sardunya, 97/013316 başvuru nolu sardunya ve 2006/55259 başvuru nolu sardunya şekil ibareli marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı şirket adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kurulduğu tarihten itibaren tüketiciler nezdinde bilinen bir marka olduğunu, söz konusu markalara ilişkin TPMK"ya başvurulduğunu ve tescil işlemlerinin gerçekleştiğini, markanın hükümsüzlüğü davasının hukuki niteliği itibariyle ancak markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde ikame edilebileceğini, işbu davanın davaya konu markanın tescilinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilmiş olmasından dolayı reddinin gerektiğini, davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin davranışları nedeniyle zarar gördüğünü ve itibarının sarsıldığını iddia etmiş ise de bunu ispat edemediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; gerçek hak sahipliği nedenine dayalı hükümsüzlük talebi yönünden markaların tescil tarihinden itibaren hak dürüşürücü süre geçmiş ve davalı tarafın markayı kötü niyetle tescili ispat edilememiş olduğundan bu yöndeki talebin reddi ile kullanmama nedenine dayalı iptal talebi yönünden 556 sayılı KHK"nın 14. maddesi Anayasa Mahkemesinin 2016/148 esas 2016/189 karar sayılı 06.01.2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan hükmü gereği iptal edilmiş olup bu talep yönünden davanın yasal dayanağı ortadan kalktığından talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.