11. Hukuk Dairesi 2018/5606 E. , 2019/6904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/02/2018 tarih ve 2015/387-2018/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalılardan ..."a 15.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca 2.500,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, diğer davalının sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 3.787,14 TL asıl alacak, 61.339,36 TL işlemiş faiz ve 3.066,97 TL BSMV olmak üzere toplam 68.193,47 TL asıl alacağa 05.10.2009 tarihinden itibaren % 153 faiz (bankalarca uygulanacak cari temerrüt faiz oranlarının artması halinde artan oranlar uygulanmak üzere) ve BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun okuma yazma bilmediğini, sözleşmeye konu paranın asıl borçlu tarafından tahsil edilmediğini, taraflar arasında doğmuş bir borç ilişkisinin bulunmadığını, benzer mahiyette açılmış ve sonuçlanmış davalar uyarınca müvekkillerinin dava konusu edilen alacaktan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya dayanak olan sözleşmedeki imzanın davalıların eli mahsulü olup olmadığı hususunda inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, davalılardan ... hakkında aynı kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2009/537 E. sayılı dosyası ile açılan davada gerekli incelemenin yapıldığı ve mahkemece 2011/1118 K. sayılı davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay derecatından geçerek kesinleştiği, davalı ... için ise, inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, zira duruşmaya getirtilen davalının okuma yazma bilmediği beyanını parmak izi ile onayladığı, yapılan araştırma neticesinde davalıya ait imzalı belgesinin bulunamadığı, iş başvurusuna gittiği yerde kendisinin ve eşinin kimliklerinin alındığı ve daha sonra da işiniz olmadı diyerek geri yollandıkları, kredi verildiğini çok sonra öğrendikleri, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 E., 2009/201 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada birçok kredi sözleşmesinin doğrudan ilgilisi tarafından yapılan başvuru üzerine hazırlanmadığı ve üçüncü kişilerin kimlikleri ile hazırlanan sözleşmelerin, bankanın çalışan hizmetli ve çaycı gibi personeline imzalattırıldığının belirlendiği, dolayısıyla bu sözleşmelerden dolayı davalıların davacıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.