Abaküs Yazılım
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3521
Karar No: 2016/4966
Karar Tarihi: 24.03.2016

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2016/3521 Esas 2016/4966 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmesinden ibarettir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, ancak hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz istemleri değerlendirildikten sonra, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunun yeterli olmadığı belirtilmiştir. Taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerekip gerekmediği, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiği gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmesi gereklidir. Ayrıca sulu veya kuru tarım arazisi niteliğine göre değerinin belirlenmesinde belli başlı kriterler bulunmaktadır. Buna göre, sulu tarım arazilerinde ekilmesi mutad ürünler ve %5 kapitalizasyon faizi, kuru tarım arazilerinde ekilmesi mutad ürünler ve %6 kapitalizasyon fa
18. Hukuk Dairesi         2016/3521 E.  ,  2016/4966 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 92 ada 62 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
    Şöyle ki;
    Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin 1. fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmazın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu veya kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespitte bulunulmamış, bilirkişi raporunda da taşınmazın sulu ya da kuru olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadan kapitalizasyon faiz oranı %6 alınmak suretiyle bedel tespit edilmiştir. Taşınmazın öncelikle sulu- kuru ayrımı yapılmalı, fiilen sulanıp sulanmadığı, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama veya başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmesi, pompalama ile sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerekir.
    Ayrıca taşınmazın sulu ise sulu tarım arazilerinde ekilmesi mutad ürünler ve %5 kapitalizasyon faizi, kuru ise kuru tarım arazilerinde ekilmesi mutad ürünler ve %6 kapital faizi uygulanarak ve bu ürünlere ait dekar başına ortalama verimi, kg başına satış fiyatı ve üretim giderlerine ilişkin veri cetvelinin getirtilerek düzenlenecek rapora göre hüküm kurulması gerekirken, yetersiz araştırma, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi