10. Hukuk Dairesi 2014/1906 E. , 2014/5496 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan cenaze giderinin 506 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı işverenin ve davacı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer yandan; davalı işveren şirkete %25, ceza davasında mahkûm olan dava dışı Halil İbrahim’e %5, ölen sigortalıya %70 kusur izafe edilen bilirkişi raporunun hükme dayanak kılınması ve 506 sayılı Yasanın 10. maddesindeki koşulların gerçekleştiğinin kabulüne dair mahkeme yaklaşımı yerinde görülmüştür. Ancak, sigortalı kusuru dışındaki
toplam kusur oranının %30 olduğunun ve sigortalı kusurunun yarısının ilavesiyle davalı işveren şirketin 506 sayılı Yasanın 10. maddesine dayalı kusur sorumluluk oranının %65 olduğu gözetilmeksizin, %60 oranındaki kusura karşılık gelen ilk peşin değerli gelir ile cenaze giderinin tahsiline hükmedilerek noksan rücu alacağına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının ikinci satırında yer alan “26.329,24” rakamlarının silinerek, yerine “28.523,57” rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasının üçüncü satırında yer alan “26.432,14” rakamlarının silinerek, yerine “28.626,47” rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasının sekizinci satırında yer alan “13.069,42” rakamlarının silinerek, yerine “10.875,09” rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasının (1) No’lu bendinde yer alan “1.571,00” rakamlarının silinerek, yerine “1.700,41” rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasının (2) No’lu bendinde yer alan “3.157,00” rakamlarının silinerek, yerine “3.398,91” rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasının (3) No’lu bendinin tamamen silinerek, yerine “3-Davetiye gideri, bilirkişi gideri, posta giderinden oluşan toplam 518,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 375,39 TL’sinin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, bakiye kısmın davacı Kurum üzerinde bırakılmasına” hükmünün yazılmasına, kısa kararın da bu şekilde düzeltilmesine ve kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 11.03.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.