
Esas No: 2013/18045
Karar No: 2013/30660
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2013/18045 Esas 2013/30660 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İstanbul 17. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.04.2013
NUMARASI :Esas no:2012/338 Karar no:2013/309
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalıya dava dilekçesinin tebliği usulsüz ise de, temyiz dilekçesi içeriğinden usulsüz tebliğe muttali olduğunun anlaşılmasına, bu durumda tebliğin muteber sayılacağına (Teb.K.m.32) göre, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin temyiz itirazları da yersiz bulunmuştur.
2-Davacının, Bağkur emeklisi olup, emekli aylığının ve aylık 1.200 TL tutarında kira gelirinin, adına kayıtlı üç adet mesken niteliğinde taşınmazının bulunduğu yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği kabul edilemez. Bu halde yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız olup, fazla bulunmuştur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.12.2013(Salı)