Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/15607
Karar No: 2013/16322
Karar Tarihi: 29.05.2013

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/15607 Esas 2013/16322 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2011/15607 E.  ,  2013/16322 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40
    icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin 22.03.2006-30.04.2010 arasında davalı şirket ve diğer şirketleri bünyesinde güvenlik elemanı olarak 4 yıl çalıştığını, davacının iş akdine 30.04.2010 tarihinde son verildiğini ve 4 yıllık kıdem tazminatının banka hesabına yatırıldığını, ertesi gün davacıya “…hesabına yatan parayı çek getir. İş akdinin yenilenmesi için ve resmi kurumlara belge sunmamız için böyle yapmamız gerekiyor…” denildiğini, bunun üzerine davacının Bölge Çalışma Müdürlüğüne danıştığını, böyle bir durum olmayacağını anlayınca işe gitmediğini, davacının elinden para alınsa bu şekilde kıdem tazminatının banka kayıtlarına göre ödenmiş olacağını ve işe devam ettirseler dahi 4 yıllık kısım için ödeme yapılmış olduğundan davacının hiçbir hak iddia etme şansının kalmayacağını, işe gitmeyince ihtarname ile ve şifahen baskı ile parayı geri istediklerini, alamayınca da güya noter ihtarı ile işine 04.05.2010 tarihinde son verdiklerini, zaten davacının bu tatsız olaylar nedeniyle bu işyerinde çalışma ortamı kalmadığından bankadan tazminatını aldığını ve 01.06.2010 tarihinde başka bir işe girdiğini, neticeten davacının iş akdine son verildiğini, tazminatının ödendiğini, şimdi haksız ve kötü niyetli ilamsız icra takibi ve haciz baskısı ile geri alınmak istendiğini iddia ederek davacının borçlu olmadığının tespitine ve % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının müvekkili bünyesinde 01.01.2010 tarihinde işe başladığını, 01.05.2010 tarihinden itibaren de işe devam etmemesi gerekçesi ile iş sözleşmesinin 06.05.2010 tarihinde sona erdirildiğini, şirkette vardiya çalışma sistemine göre çalışıldığını, davacıdan önceki vardiyada çalışan özel güvenlik görevlisi ...’un 01.05.2010 ve 02.05.2010 tarihlerinde 07.00-15.00 saatlerindeki görevini tamamladığını ve görevi devretmek üzere davacı işçiyi beklediğini, ancak davacının görevine gelmediğini, vardiyasını teslim almadığını, durumun şirket yetkililerine telefonla bildirildiğini, yaklaşık bir saat sonra şirket yetkilisinin davacı yerine Barış isimli güvenlik görevlisinin görevlendirildiğini, tutanağın ..., şirket yetkilisi ve TMO Kurum yetkilisi tarafından imzalandığını, davacıya ihbarname keşide edildiğini, işe gelmeme nedenini İş Kanunu ve iş sözleşmesine uygun

    olarak açıklaması gerektiğinin talep edildiğini, ancak bu güne kadar herhangi bir cevap savunma yazılmadığını, ayrıca bu ihbarname ile davacının şahsına ait banka hesabına sehven yatan 3.628 TL’nin şirketin hesabına aktarılması için bankaya talimat vermesi gerektiği, aksi halde hakkında suç duyurusunda bulunularak yasal işlem başlatılacağının ihtar edildiğini, davacının iş akdinin feshedildiğinin noter ihtarnamesi ile kendisine bildirildiğini, iş akdinin İş Kanunu madde 25/II-g uyarınca haklı olarak feshedildiğini, davacının hesabına yatırılan miktarın iddia ettiği şekilde kıdem tazminatı olmadığını, kaldı ki kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddine, % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    E) Gerekçe:
    Davacı vekili, davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının hesabına yatırılan miktarın iddia edildiği şekilde kıdem tazminatı olmadığını savunarak davanın reddi ile % 40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
    Davanın açılması üzerine mahkemece tensip yapılarak duruşma 24.11.2010 tarihine ertelenmiş, ilk duruşmaya sadece davacı vekili katılmış, anılan duruşmada mahkemece davalı adına çıkarılan tebligat parçasının dönüşünün beklenilmesine karar verilerek, tesis edilen diğer ara kararlarla birlikte duruşma 22.12.2010 tarihine ertelenmiş, dosya içerisinde bulunan tebligat parçasından dava dilekçesi ve duruşma gününün 22.11.2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 22.12.2010 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış, davacı tanığı dinlenmiş, davalı vekilince delil ve tanıklarını bildirmek üzere süre talep edilmiş, mahkemece duruşmaya son verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
    1086 HUMK’nun 482. Maddesinin; “İki tarafın neticei iddiaları zapta kaydolunur. Bundan sonra feragat, ıslah, münazaalı şeyin ahara temliki halleri müstesna olmak üzere, iki taraf ittifak etmedikçe neticei iddialarını tepdil veya tevsi edemezler. Fakat tahkikat bitinciye kadar neticei iddialarını teyit için yeni delil ibraz ve ikame edebilirler” hükmü karşısında davalı tarafın delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    F) Sonuç:
    Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi