2. Hukuk Dairesi 2017/2658 E. , 2019/2116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminatın miktarı ve tazminatlara faiz işletilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı- karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesi, davacı-karşı davalı erkeğin evlilik birliğinin yüklediği görevleri yerine getirmediği, davalı-karşı davacı kadın ile ilgilenmediği, yalnız bıraktığı ve kadını evden kovduğunu kabul ederek, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, davalı-karşı davacı kadın yararına 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar vermiş, davacı- karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, görevli ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 14.02.2017 tarih 2017/216 Esas - 2017/220 Karar sayılı kararla; davacı-karşı davalı erkeğin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; erkeğe yüklenen kadını evden kovduğu vakıasına kadının dava dilekçesinde açıkça dayanmadığı gibi bu konudaki kadın tanığının beyanının da görgüye dayalı olmadığı ve kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğin, hafta sonlarını annesi ile birlikte geçirmek suretiyle eşini yalnız bıraktığı, kadının ihtiyaçlarını karşılamadığı, harçlık vermediği, çocuğu hastalandığında eşinin çocuğu kreşten alma teklifini kabul etmediği, erkeğin annesinin tarafların karakola vaki şikayetlerinin ertesi günü evi boşaltması ve ecrimisil ödemesi için ihtarname gönderdiği, davalı-karşı davacı kadının ise yanlış anlaşılmalara sebebiyet verecek şekilde "erkek ile erkeğin annesinin karı koca hayatı gibi yaşadığını" 3. kişiye söylediği, gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda davacı karşı davalı erkeğin ağır, davalı karşı davacı kadının az kusurlu bulunduğunu, davacı- karşı davalının kusur belirlemesine ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı kadın tarafından istinaf isteğinde bulunulmadığına göre istinaf isteğinde bulunan davacı-karşı davalı erkeğin aleyhine olacak şekilde ilk derece mahkemesi tarafından davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenmeyen çocuğu hastalandığında eşinin çocuğu kreşten alma teklifini kabul etmediği, erkeğin annesinin tarafların karakola vaki şikayetlerinin ertesi günü evi boşaltması ve ecrimisil ödemesi için ihtarname gönderdiği vakıalarının Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı erkeğin müşterek çocuğun hastalığı ile ilgilenmemesinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadın lehine manevi tazminata karar verilmiş ise de; yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere belirtilen vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez. Davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışlar ise kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmez. Türk Medeni Kanunu"nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminatın koşulları oluşmamışür. O halde Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 14.02.2017 tarih 2017/216 Esas - 2017/220 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Didem"e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Tolga"ya geri verilmesine, dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 05.03.2019 (Salı)