13. Hukuk Dairesi 2016/24912 E. , 2018/7214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, annesi olan muris ..."in 15/03/2004 tarihinde vefat ettiğini, ekte sunduğu veraset ilamı gereğince annesinin mirasında ½ oranında pay sahibi olduğunu, murisin ... İlçesi ... Köyü"nde bulunan 117 ada 7 parsel ve 117 ada 8 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazın kamulaştırma işlemleri ve kamulaştırma bedellerinin alınması amacıyla açılacak davaların takibi için davalı avukatın vekil tayin edildiğini, DSİ Genel Müdürlüğü"nden dava açılmaksızın yapılan işlemler sonucunda murisine ait 117 ada 7 parsel sayılı taşınmaz için 36.467,42 TL ve 117 ada 8 parsel sayılı taşınmaz için 37.105,98 TL olmak üzere 73.573,40 TL"nin davalı avukat adına Ziraat Bankası ... Şubesi"nin 678576 sayılı hesabına yatırıldığını, bunun yarısı olan 36.786,70 TL"nin murise veya kendisine ödenmediğimi, muris ile davalı avukat arasında hukuki yardımların karşılığı olarak alınacak meblağın % 15"i oranında avukatlık ücret anlaşması yapıldığını, her ne kadar davalı avukat hiçbir dava ve takip işini yapmasa da bu anlaşmaya göre 5.518,00 TL avukatlık ücreti düşüldükten sonra kendisine 31.268,17 TL ödenmesi gerektiğini, bu paranın faiz getirisinin 12.000,00 TL olduğunu, bu nedenle toplam alacağının dava tarihi itibariyle 43.268,17 TL"ye ulaştığını, belirterek, 43.268, 17 TL"nin bankaya yatırılış tarihi olan 13/08/2003 tarihinden itibaren asıl alacağı işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kamulaştırma bedelinin ölmeden önce ..."e ödendiğini, zimmetinde kalan para olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş ve muristen aldığını iddia ettiği dava konusu olayla ilgili ve altı imzalı 3 adet ibranameyi sunmuştur.
Davacı, davalı tarafın sunduğu ibranamelerle ilgili olarak; murisin okuma yazması bulunmaması nedeniyle belgelere genellikle parmak bastığını, davalıya verdiği vekaletnamede de bunun görüleceğini, zaman zama da ŞK harflerinden oluşan işaret biçiminde bir imzayı da kullandığını ancak davalının sunduğu ibraname altındaki imzaların muris ait olmadığını, beyan etmiş ve imza inkarında bulunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile, 31.268,00 TL"nin dava tarihi olan 13/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dava tarihine kadar işlemiş faiz olan 12.000,00 TL"nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ıslah dilekçesi ile istemiş olduğu 5.815,65 TL"nin zaman aşımı nedeniyle reddine; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacının murisine ait taşınmazların kamulaştırma bedelinden miras payı oranınca davalı avukat tarafından murise ya da kendisine ödenmeyen kısmının iadesi talebine ilişkindir. Davalı, kamulaştırma bedelinin muris ..."e ödendiğini ve murisin kendisini ibra ettiğini savunmuş ve altı muris tarafından imzalandığı öne sürülen ibranameleri delil olarak sunmuş, davacı da sunulan belgeler altındaki imzaları inkar etmiştir. Bunun üzerine mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi"nden imza incelemesine ilişkin rapor alınmış, raporda; söz konusu imzaların teşhise götürecek önemli materyal ve yazı unsuru içermeyen, karalama tarzında çizgilerden ibaret basit tersimli imzalar olması nedeniyle aidiyetinin davacının murisi ..."in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Bunun üzerine mahkemece davalının DSİ"den aldığı kamulaştırma bedelini davacının murisine ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalının temyizi üzerine dairemizin 26.03.2013 tarih 2012/29815 Esas 2013/7555 Karar sayılı ilamı ile ""... Davalı taraf, raporda belirtilen ve basit tersimli olarak kabul edildiğinden murise ait olup olmadığı tespit edilemedi denilen imzanın aynılarının, muris vefat etmeden önce yine DSİ tarafından Ziraat Bankası hesabına yatırılan paraların bizzat kendisi tarafından çekilmesi esnasında da kullanıldığını, buna ilişkin itirazının değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumunun raporunda, sadece inceleme konusu belgelerden bahsedildiği ancak diğer gönderilen belgelerin karşılaştırılıp karşılaştırılmadığının belirtilmediğini ileri sürerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. Adli tıp fizik ihtisas dairesinin raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Hal böyle iken davalının ileri sürdüğü belgeler ilgili yerlerden getirtilip, dosyada mevcut diğer mukayese imzaları ile birlikte Polis Kriminal Laboratuvarı tarafından oluşturulacak uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor aldırılarak davaya konu ibranemedeki imzanın murise ait olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul veyasaya aykırı olup bozma nedenidir...."" gerekçesi ile bozulmuş, davacının dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteği de reddedilmiş ve bozma sonrası mahkemece,bozma kararına uyulmasına karar verilmiş,davalının murisin imzasını içerdiğini öne sürdüğü Ziraat Bankası"na ait 13.12.2002 tarihli kasa tediye fişinin aslı talep edilmiş, bankaca söz konusu makbuz sekaya gönderildiğinden aslı gönderilememiş fakat 04.07.2003 tarihli muris ... tarafından imzalanan kasa tediye fişi aslı gönderilmiş ve dosya imza incelemesi yapılmak üzere ... Polis Kriminal Laboratuvarına gönderilmiştir. Mahkeme buradan aldığı tek kişiden oluşan bilirkişi raporuna istinaden bozma öncesi gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Dairemiz bozma ilamında Polis Kriminal Laboratuvarı tarafından oluşturulacak uzamn bilirkişi heyeti marifetiyle Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor aldırılması gerektiği belirtilmiştir. Bozma ilamına uyulması halinde, bozma doğrultusunda taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar, bu aşamadan sonra bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Hal böyle olunca, bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle birlikte bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, heyet tarafından değil tek bilirkişi tarafından oluşturulmuş rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.