22. Hukuk Dairesi 2014/17372 E. , 2015/29817 K.
"İçtihat Metni"Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2011/181-2014/50
DAVA : Davacı, ikramiye alacağı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı N. İl Özel İdare avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Y. Belediye Başkanlığında işçi olarak çalışmakta iken Belediye Başkanlığında işçi olarak 2001 yılı Nisan ayından 15.10.2011 tarihine kadar fiilen çalıştığını, 6111 sayılı yasa kapsamında iş akdinin kurum değişikliği ile fesih edildiğini yasa kapsamında alınan karar ile yeni bir kuruma yerleştirildiğini, 2001-2011 yılları arasında hak ettiği ikramiye alacakları ve yıllık izin ücreti alacaklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Y. Belediyesinin devredilmesi üzerine davaya dahil edilen davalı N. İl Özel İdaresi, davanın reddini istemiştir.
Davalı bakanlık, iznin feshe bağlı bir alacak olduğunu ve davacının çalışmaya devam ettiğini, 6111 sayılı Kanunun 166/son maddesi gereğince de ikramiye alacağından sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, tespiti istenen alacaklar bakımından toplu iş sözleşmesinin uygulanması da talep edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacaklar bakımından tespit davası açılıp açılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 106. maddesinde tespit davası yoluyla mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edilebileceği, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiği ve maddi vakıaların, tek başına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı hususları düzenlenmiştir.
Tespit davasında, sadece tespit hükmü verilebilir. Tespit davasında verilen karar ile hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu kesin olarak tespit edilir.
Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, kanunla belirtilen istisnalar dışında bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir.
Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde hukuki yararının varlığı için öncelikle davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel halihazır ve ciddi bir tehditle karşı karşıya olması gerekir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar. Bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır.
Dava açılmasında hukuki yarar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. bir dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı işçinin Y. Belediyesinde işçi olarak çalışmakta iken 6111 sayılı Kanunla davalı bakanlık bünyesindeki bir işyerine nakledildiği ve Y. Belediyesinde geçen 2001-2011 yılları arasındaki çalışma dönemine ilişkin olarak hak ettiği izin ve ikramiye alacakları ile işlemiş faizlerinin tespitini talep ettiği anlaşılmıştır.
Tespit davasına konu edilen alacaklar bakımından tespit talep edilebilmesi için, davacının tespit hükmü kurulmasını talep etmesinde güncel ve korunması gereken hukuki yararının bulunması gerekmektedir.
Yıllık izin hakkının alacağı dönüşmesi ancak fesih ile birlikte mümkün olur. Buna karşın fesihten önce davacının mevcut kaç gün yıllık izin hakkının bulunduğunun tespitini isteyebileceği Yargıtay kararları ile kabul edilmiştir. Ancak bu hakkın, alacak olarak talep edilmesi fesihten önce mümkün değildir.
İkramiye alacağı bakımından ise bu talebin eda davasına konu edilebileceği, eda davası açılmadan sadece tespit istenmesinde güncel ve hukuki bir yararın bulunmadığı anlaşılmakla ikramiye alacağının tespitine ilişkin davanın usulden reddine, yıllık izin hakkı ile ilgili tespit davasının ise alacak olarak değil, kaç gün izin hakkı bulunduğunun tespiti ile yetinilerek sonuçlandırılmasının gerekmesi karşısında mahkeme hükmü bu açılardan hatalı görülmüş ve bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.