8. Ceza Dairesi 2017/8472 E. , 2019/6168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak;
1- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; kardeşi tarafından yaralanan sanığın, şikayetçi sıfatıyla, hastanede görevli olan kolluk görevlilerine verdiği ilk ifadesinde tanımadığı iki kişinin kendisine bıçak çekip yağmaya teşebbüs ettiklerini, bu sırada da bıçakla kendisini yaraladıklarını; sonraki ifadesinde ise önceki ifadesinin doğru olmadığını, kendisini kardeşinin kaza ile yaraladığını beyan etmesi şeklindeki eyleminin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında infazı kısıtlar biçimde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 06.05.2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Suç uydurma suçu TCK.nun 271. maddesinde "İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir" şeklinde tanımlanmıştır.
Bu düzenleme ile adli makamların gereksiz yere oyalanmasının, adli tahkikatın yanlış yollara sevk edilerek adli makamların uğraştırılmasının, yanlış karar verilmesine sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi ve adli sürecin ağırlaştırılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Özü itibariyle bireylerin adil yargılanma hakları korunmak istenmiştir.
Bu suçun işlenmesi için, işlenmemiş bir suçun olması, suç duyurusunun kanunda belirtilen makamlara yapılması ve yapılan isnadın bir kişiye yönelik olmaması veya ihbarı yapanın suçu kendisinin işlediğini iddia etmemesi gerekir. Aynı şekilde işlenmeyen bir suçun delil ve emarelerinin soruşturma yapılmasını sağlayacak şekilde uydurup, bir suç işlendiğini yetkili makamlara bildirmek de bu suçu oluşturur. Ayrıca uydurulan suçun teknik anlamda suç olması ve yapılan asılsız ihbarın bir ceza muhakemesini başlatmaya elverişli olması gerekir. Adliyeyi veya yetkili makamları harekete geçirmek için yapılan her türlü beyan bu suç kapsamında sayılmalıdır. Ayrıca ihbar yapanın ihbara konu eylemi nitelendirmesinin önemi yoktur. Eylemin kanunda suç olarak tanımlanmış olması yeterlidir. Eylemin idari yaptırımı gerektirmesi veya kabahat olması durumunda bu suç oluşmaz.
Suç uydurma suçunun, benzer bir fiil olan iftira suçundan farkı iftira suçunda isnadın masum olduğu bilinen belli bir kişiye yöneltilmesi, buna karşın suç uydurma açısından fiilin isnat edildiği belirli bir kimsenin bulunmamasıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olay günü saat 18:00 sıralarında ... Mahallesi ... Sok. No:2/4 Bağlar adresinde bulunan evlerinde oldukları sırada sanığın kardeşi olan... tarafından bıçakla ayağından etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı,
Tedavi olmak için Özel Bağlar Hastanesine müracaat eden sanığın polis memurları tarafından 30.02.2013 günü saat 20:50"de alınan ifadesinde; Sunay Caddesi üzerinde tanımadığı iki kişinin kendisine bıçak çekip telefonunu ve parasını istediklerini ve bıçakla kendisini yaraladıklarını, bu şahıslardan birinin eşgalini verdiği diğerini görse tanıyabileceğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Sanığın aynı gün saat 22:00 sıralarında Bağlar Polis Merkezi Amirliğine müracaat ederek önceki ifadesinde anlattığı yağma olayının gerçek olmadığını ve kendisini kardeşi ..."in kaza ile yaraladığını söylediği, bu haliyle sanığın sübut bulan eyleminin TCK.nun 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma
suçunu oluşturduğu yerel mahkeme kararının bu yönden doğru olduğu ve onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.06.05.2019
...