9. Hukuk Dairesi 2011/11812 E. , 2013/15730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı... Ltd. Şti" nin Yerköy"deki bürosunda satış temsilcisi ve proje sorumlusu olarak 06.08.2006 tarihinde işe başladığını, 30.08.2006 tarihinde davalılardan... Ltd. Şti" nin dava dışı ...Yapı Ltd. Şti"ne 35 adet kombi satıp karşılığında toplam 57.672,50 YTL" lik üç adet çek aldığını, ancak çek bedelleri dava dışı firma tarafından ödenmeyince davalı şirket yetkilisi ..."ın müvekkiline satışta aracılık ettiği, bu nedenle borcun ödenmesi gerektiği gerekçesiyle baskı ve tehditle dava konusu senedi imzalattığını, senedin imzalanma tarihinin 27.11.2006 tarihi olduğunu, senedi ödeme zamanı olarak da bu tarihin atıldığını, keşide tarihinin önceki tarih olarak atıldığını, 27.11.2006 tarihinde senet alındıktan sonra müvekkilinin... Ltd. Şti"ndeki işine son verildiğini, aldıkları bu senede karşılık da müvekkilinin dava dışı bu şirkete kefil olduğuna ve bu çeklerin ödenmesi için bu senedin teminat senedi olarak alındığına dair bir protokol imzalayıp verildiğini, önce senedi işleme koymayacaklarını söylediklerini, ancak senet ... 14. İcra Müdürlüğünün 2006/ 16491 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulunca "biz senet bedelini tefeciden aldık, artık sen tefeciyle muhatap ol" dediklerini, bunun üzerine ... C. Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, davalı... Ltd. Şti" nin dava konusu senedi aslında davalı firmayla bağlantısı olan diğer davalı ..." e kötü niyetli olarak ciro ettiğini belirterek; Müvekkilinin ... 14. İcra Müdürlüğünün 2006/ 16491 Esas sayılı takip dosyası dayanağı 15.11.2006 keşide tarihli 27.11.2006 vadeli 57.672,50 YTL" lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve % 40" dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı... Ltd. Şti vekili; şirketin takip alacaklısı olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı ... Ltd. Şti" ne yapılan mal karşılığında çek alındığını, çeklerin bedelleri ödenmeyince söz konusu şirketi bulan satış sorumlusu olarak kombi satışını gerçekleştiren davacının protokol imzalayarak senet verdiğini, tehdit iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı da, davacının iddialarının yerinde olmadığını beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
...Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/191 esas ve 10/12/2009 tarihli kararıyla, sanık ...’nın iftira suçundan dolayı TCK nun 267/1 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı iftira suçunu işlediği dosya kapsamıyla sabit görüldüğünden TCK"nun 267/1, 62/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, ancak daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmadığından bahisle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varıldığından CMK"nun 231/5-6 maddelerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, Hukuk mahkemesinin, Ceza Mahkemesindeki maddi vakıalarla bağlı olduğu, ...Asliye Ceza Mahkemesi"nin kararındaki gerekçeye göre, ...’nın kendi isteğiyle hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın ...’a 57.000,00TL bedelli bir senet verdiği, senedin verilmesinde baskı ve zorlama olmadığının kabul edildiği ve ...’nın icra takibinden kurtulmak için ...’a karşı iftira suçunu işlediğinden suçu sabit bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği, Mahkemelerince kesinleşen ceza dosyası ve ceza dosyasındaki maddi vakıalar göz önüne alınarak davacının iddialarının sübut bulmadığı gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece, sanık (Davacı işçi) hakkındaki ceza davasında iftira suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararındaki maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle uyuşmazlığa konu teminat senedinin davacı işçiden zorla alınmadığı hususunun sabit olduğu kabul edilerek menfi tespit isteminin reddine karar verilmiş ise de, ilgili ceza davasında iftira suçu kapsamında suçun unsurları, maddi vakıa değerlendirilmiş olup, hükmün gerekçesinde açıkça “hiçbir zorlama olmaksızın 57.000,00 YTL"iık senedin imzalanması hayatın olağan akışına aykırı görülmekle” gerekçesine de yer verilmiş olduğu gözetildiğinde, iş hayatının olağan süreci içinde pazarlamacı olan işçinin, işveren şirketin 3.şahıstan alacağını alamaması üzerine kendisini zor durumda bırakacak miktarda borç altına sokacak teminat senedi vermesi, işverene bu yönde bono düzenlemesi kabul edilebilir bir yaklaşım olarak değerlendirilemez.
Kaldı ki, davalı işveren tarafından işçinin kötüniyetle hareket ederek firmayı zarara uğratmak, 3.şahsa menfaat temin etmek amacıyla kombileri 3.şahsa sattığı yönünde de savunmada bulunulmamış, bu yönde delil de ibraz edilmemiştir.
Diğer taraftan, senedi ciro yoluyla devralan ... yönünden de, iyiniyetli olup-olmamasına bakılmaksızın, işçi-işveren arasındaki İş Hukukuna özgü işleyiş gözetilerek, alınan teminat senedinden dolayı işçinin ciro yoluyla senedi devralana da borçlu bulunmadığının kabulü gerekir.
Nitekim, Dairemizin, benzer nitelikli başka bir olayla ilgili olarak verdiği 2010/48459 E., 2013/7493 K. sayılı ilamında, “Kural olarak senet sebepten mücerrettir. Ticaret Hukuku hükümlerine dayalı senetlerin, teminat kaydı içerdiğinde, poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği, geçerli olmadığı bilinmektedir.
İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, bazı iş kollarında işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senet, teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır. Diğer taraftan, İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanında ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu nedenle iş hukukunda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir.
İşçiden teminat olarak alınan senet sebebiyle işçinin borcu, işverene verdiği zarar veya yedindeki nakit miktarı ile sınırlıdır. Zararı ve davacı işçiden alacağı olduğunu işveren ispatlamalıdır. Teminat niteliğinde alınan bu senetler işverenin zararını veya alacağını kanıtlamadığı sürece geçersiz sayılmalıdır.
Davaya konu edilen senedin teminat senedi olduğu açıktır. Davalı işveren ve icra takibi yapılan diğer davalı, davacıdan alacaklı olduğunu kanıtlaması halinde kanıtlanan miktar kadar davacının sözkonusu senetten borçlu olduğunun kabulü gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.” denilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar ve emsal nitelikli Dairemiz İçtihatı göz önünde bulundurulduğunda, eksik inceleme ile verilen yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.