11. Hukuk Dairesi 2018/5651 E. , 2019/6777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31/10/2017 tarih ve 2015/1309 E- 2017/742 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 11/10/2018 tarih ve 2018/316 E. - 2018/1031 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkiline ait işyerinde 02.12.2013 tarihinden itibaren satış müdürü olarak çalışmaya başladığını, 05.06.2015 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, ibraname verdiğini, buna rağmen davalının fiilen rakip firma "Ethos Energy""de görev aldığını, davalının Shanahan Engineering Ltd. Şti. bünyesinde göründüğünü, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin Wood Group isimli şirketin iştirakleri olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, anılan durumun taraflar arasındaki sözleşmenin 4/b maddesine aykırı olduğunu, davacının bir çok önemli projelerin içinde aktif olarak yer aldığını, bu kapsamda Yeniköy/Kemerköy Termik Santrali ve Yatağan Termik Santrali projeleri için teklif sunulma aşamasında görev aldığını, davalının çalıştığı şirketin de ihaleye katıldığını, ticari sırların kullanılmasına yol açacak şekilde hareket ettiğini, şirketlerinin ihaleyi kazanmasını engellemeye çalıştığını, TBK"nın 444/1-2 ve devamı maddelerinde belirtilen yasal koşulların davalı aleyhine oluştuğunu, cezai şart bedeli için 23.06.2015 tarihli ihtarname keşide edildiğini ve davalının temerrüde düşürüldüğünü, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek 140.000,00 TL cezai şart bedelinin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin hükmün kanuna aykırı olup geçersiz olduğunu, davacının bilgisi dahilinde müvekkilinin Shanahan Ltd. Şti.’nde çalışmaya başladığını, davacı ve dava dışı şirketin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, anılan şirket dışında başka şirkette çalışma olgusu kabul edilmemekle beraber dava dışı EthosEnergy Şirketi"nin ülkemizde kurulu bulunmayıp sözleşmede illerin sınırlı olarak sayıldığını, herkesçe bilinen hususların sır olamayacağını, davacının bahse konu ettiği santrallerdeki işlerin somutlaşmadığını, müvekkilinin anılan projelerdeki ihale aşamalarında bilgi sahibi olmadığını, anılan işlerin iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra tasarlandığını, projelerle, dizaynlarla ve sair teknik bilgi ile alakalı müvekkilinin konumu itibariyle bilgi sahibi olmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 01.12.2014 tarihinde işe girdiği, 05.06.2015 tarihinde işten ayrıldığı ve 2015 Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında Shanahan Engineering Turkey İnş. Ltd. Şti adına çalıştığı, rekabet yasağı sözleşmesinin, içerdiği süre ve coğrafi koşullar bakımından geçerli olduğu, dava dışı firmanın merkezinin yurt dışında bulunmasının da ülkemizde yapılan faaliyeti, anılan merkezler yönünden etkileyici bulunmadığı, davalının 11.666,66 TL aylık ücret aldığı ve davacı işyerinde toplam 16-17 ay gibi bir süre görev yaptığı, aldığı gelirler toplamına nazaran 140.000,00 TL gibi bir bedelin ödenmesinin, davalının tüm birikimlerinin neredeyse tamamının ceza olarak elinden alınması anlamına geleceği, bu nedenle cezai şart miktarının %50 oranda tenkisinin uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 70.000,00 TL cezai şart bedelinin 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın "Linkedin" ve "Facebook" sayfalarındaki bilgilerden hareketle, dava dışı Ethos Ltd. Şti."nde çalıştığı ve anılan şirketle davacının aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği kabul edilmişse de sadece anılan internet sayfalarındaki bilgilerden yola çıkılarak, davalının Ethos Ltd. Şti."nde çalıştığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, bu hususta davalının da açık kabulünün bulunmadığı, SGK"nın 06.01.2016 tarihli tescil ve hizmet döküm bildirgelerinden, davalının işten ayrıldıktan sonra, sadece dava dışı Shanahan Engineering Turkey İnş. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı, SGK."nın 28.01.2016 tarihli yazısının ekindeki bildirgelere göre ise dava dışı Ethos Ltd. Şti. çalışanlarının arasında davalının bulunmadığı, bilirkişi raporunda Wood Group isimli şirketin internet sitesinden, Ethos Ltd. Şti. ile Shanahan Engineering Ltd. Şti."nin, anılan grup şirketine dahil şirketler olarak, ülkemizde aynı adreste faaliyet gösterdikleri, ancak Ethos Ltd. Şti. ve Shanahan Engineering Ltd. Şti."nin TSM kayıtlarına göre aynı adreste de faaliyet göstermediği aksi durumda dahi davalının, ayrı bir tüzel kişiliği olan dava dışı Ethos Ltd. Şti."nde çalıştığı anlamına gelmeyeceği, davalının sadece Shanahan Engineering Ltd. Şti."nde çalıştığı, Shanahan Engineering Ltd. Şti."nin iştigal alanının ise davacı ile aynı iş kolu sayılamayacağı, dava dışı Shanahan Engineering Ltd. Şti. ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, kararının neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.