20. Hukuk Dairesi 2019/3577 E. , 2019/6616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine-Orman Yönetimi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... parsel sayılı, 9.934,31 m2 (eski 9.580 m2) yüzölçümlü taşınmaz tapuda ... adına kayıtlıdır.
Davacı, adına tapuda tarla vasfıyla kayıtlı Kabalı köyü 670 parsel sayılı taşınmazın yörede ilân edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptali, taşınmazın adına tescili, talebi kabul edilmediği takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 8.000,00.-TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu ile ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/555 Esas ve 2008/200 Karar sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil yönünden kararın kesinleştiği ve karar ile ilgili kesinleşmiş mahkeme ilâmı bulunduğundan davacının davasının tüm yönleri ile birlikte reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 01.07.2014 gün ve 2014/3473 – 7028 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1970 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu ile davacının dayanağı 670 sayılı parsel oluşmuştur. Dava konusu 670 parselin tapusunun iptali istemi ile Orman Yönetimince tapu maliki ... aleyhine açılan davada .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.04.2008 gün ve 2007/555 Esas, 2008/200 Karar sayılı kararı ile parselin (A) harfi ile belirtilen 1220,88 m2 ve (B2) harfi ile belirtilen 543,12 m2 olmak üzere toplam 1764 m2 kısmın tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.02.2009 gün ve 2009/90 - 3240 E.K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş olup, yerel mahkemece her ne kadar keşif ve hiç bir araştırma yapılmadan ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.04.2008 gün ve 2007/555 Esas - 2008/200 Karar sayılı dosyasından bahsedilerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu değerlendirmesi yerinde değildir.
Dava, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince on yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptaline ilişkin olduğuna göre, öncelikle, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin getirtilip davanın on yıllık süre içinde açılıp açılmadığı belirlenmeli, on yıllık süre içinde açıldığının tespit edilmiş olması halinde halen ... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, yerinde yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,
Yapılan bu uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan bölümü belirlendikten sonra bu bölümün öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanması yapılması ile de belirlenmesi gerekir.
Bu sebeple, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı bulunduğu yerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu bölümünün öncesinin bu belgelerde ne şekilde göründüğü orman ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığının aynı bilirkişilerce rapor edilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman tahdidi içinde kalan bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, önceki kadastrodan oluşan tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edildiğinden bu bölüme yönelik taşınmazın değeri bakımından araştırma ve inceleme yapılıp Medenî Kanunun 1007. maddesi göz önünde bulundurularak tazminat hususunda karar verilmelidir.” gereğine değinilmiştir.
Bozmaya uyulmasının ardından mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne, ... 164 parsel (eski 670 parsel) nolu taşınmazda 13/05/2015 tarihli (25/05/2015 havale tarihi) orman bilirkişi ... rapor ve ekli krokisinde B1 ile işaretli 8441,74 m²"lik kısmı ile B2 ile işaretli 500,25 m²"lik kısımların tefrik edilerek orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL"nin 01/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince on yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptaline ve TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1970 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu ve 11.02.2007 tarihinde kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır.
Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.
Orman Yönetimince tahdide dayalı olarak açılan tapu iptal davası sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/555 Esas - 2008/200 Karar sayılı ilamı ile davacı adına tapuda kayıtlı 122 ada 164 (eski 670) parsel sayılı taşınmazın tapusunun bir kısmının iptaline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 27.11.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Temyize konu davada, davacı tapu maliki 10 yıllık süre içerisinde orman tahdidine itiraz ettiği gibi orman sınırları dışarısına çıkarılacak alanın adına tescilini de talep etmiştir. Bu nedenle, sebepleri farklı olan davalarda verilen hükümler kesin hüküm olmayacağından, mahkemece, öncelikle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/555 Esas - 2008/200 Karar sayılı ilamının tapuda infazı sağlanmalıdır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/555 Esas - 2008/200 Karar sayılı ilamının tapuda infazı sağlandıktan sonra; orman bilirkişisinin raporuna göre, dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen kısmı evveliyatı itibarıyla orman olduğu gibi tahdit sınırları içerisinde kalmakta; dava konusu taşınmazın (B1) ve (B2) ile gösterilen kısımları evveliyatı itibarıyla orman olmamasına rağmen (B2) ile gösterilen kısmı tahdit sınırları içerisinde kalmaktadır. Davacı, orman tahdidinin iptali ile taşınmazın adına tescilini, bu talebi kabul edilmediği takdirde tazminat talebinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın (B1) ile gösterilen kısmının, tahdit içerisine alınmaması nedeniyle eldeki davaya konu olmamasına rağmen mahkemece bu kısmın da orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece, (B2) ile gösterilen kısmın evveliyatı itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olması nedeniyle, bu kısma ilişkin davanın kabulü ile bu kısmın orman sınırları dışarısına çıkarılmasına ve .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/555 Esas - 2008/200 Karar sayılı ilamının tapuda infazı ile birlikte bu kısmın davacı adına olan tapu kaydı iptal edilmiş olacağından bu kısmın tekrar davacı adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen kısmı evveliyatı itibarıyla orman olduğundan bu kısma ilişkin orman sınırları dışına çıkarılma talebinin reddine karar verilerek davacının TMK’nın 1007. maddesine göre tazminat talebi bulunduğundan bu kısım için ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/555 Esas - 2008/200 Karar sayılı ilamının kesinleştiği tarih değerlendirme tarihi kabul edilip çekişmeli taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanlarına uzaklığı, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 39. maddesiyle değişik 15. maddesinde belirtilen yönteme göre oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmek suretiyle, elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılarak net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihindeki gerçek değerinin hesaplattırılması, bu şekilde tapusu iptal edilen tapu sahibinin gerçek zararının saptanması, dava konusu taşınmazın bir kısmı kamulaştırma sebebiyle ifraz edildiğinden ifraz edilen kısmın taşınmazın hangi bölümünde kaldığı saptanarak kamulaştırılan kısım (A) ile gösterilen kısımda kalıyorsa ödenen kamulaştırma bedelinin tespit edilecek tazminat miktarından mahsup edilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.