Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/3643
Karar No: 2021/12804
Karar Tarihi: 25.10.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/3643 Esas 2021/12804 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2021/3643 E.  ,  2021/12804 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi


    Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı, ... Makine Montaj Sanayi ve Tic. A.Ş."ye 15/07/2005 tarihinde alınan karar ile yönetim kurulu üyesi olduğunu, bahsi geçen şirketin Hes Kimya A.Ş."nin yan kuruluşu olduğunu, müvekkilinin ... Kimya A.Ş."den işçi olarak çalışmakta iken patronları olan Hes Kimya A.Ş. Ortakları tarafından borçlu olan bu şirkete ortak ve yönetim kurulu üyesi olmaya zorlandığını, bu hususta... Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2011/123 Esas sayılı dosyasında şikayet ve yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin kendi isteği haricinde bilmeden ve zorlama ile...Kimya A.Ş. ile aynı merkezde bulunan Meta A.Ş."ye ortak/yönetim kurulu üyesi oldukları halde yönetimde kesinlikle söz sahibi olmadığını, ayrıca gerek şirket kararlarında ve gerekse diğer evraklarda imzaları dahi bulunmadığını, bu nedenle şirketin gerçek sahipleri olan ... Kimya A.Ş."nin ortaklarının borçtan sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin şahsi olarak borçtan sorumlu olabilmesi için iflas takibinin neticelenmesi, şirketin malvarlığının/gayrimenkullerinin tamamının satılarak paraya çevrilmesi gerektiğini, malları tasfiye edilmeden, iflas kapanmadan, amme alacağının şirketten tahsil imkanı bulunmadığı tespit edilmeden ortak/yönetim kurulu üyeleri aleyhine takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, davalı kurum tarafından müvekkili aleyhine gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, dava neticesine kadar takibin durdurulmasına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin kuruma tahsiline karar verilmesini, diğer tüm haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.

    II-CEVAP
    Davalı vekili, davacının borçtan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacı adına düzenlenen 2008/16802 sayılı takip dosyasına konu olan 6.372 TL idari para cezası ile 9.295 TL gecikme zammından dolayı davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, bu miktarlar yönünden ödeme emrinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    B-BAM KARARI
    ... Bölge Adliye Mahkemesi, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK"nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esasdan reddine karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
    Davacı, Kurum kayıtlarıyla sabit olduğu üzere müvekkil, HES Kimya A.Ş."de makam şoförü vasfında yani işçi olarak çalışmaktayken patronlarının zorlaması üzerine ve olan bitenden habersiz şekilde şirketin yönetim kurulu üyesi/ortağı olmuştur. Bahsi geçen durum yalnızca kağıt üzerinde gerçekleşmiş olup, hiçbir şart ve durumda gerçek bir şekilde yönetim kurulu üyesi vasfıyla hareket etmemiş, gerçek bir tasarrufta bulunmadığı, şirket borçlarından sorumlu olmadığı, davalı kurum yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu, kısmen kabule karar verilmesinin yerinde olmadığı beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
    İnceleme konusu dosyada; Davacıya Meta Makine Montaj San.Tic.A.Ş."nin 2005/9,10,11,12 aylara ilişkin prim borcunu, 2006/5 aya ilişkin idari para cezasını içeren ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, davacının 08.07.2005 tarihli genel kurul toplantısı ile yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, ayrıca birinci derece imza yetkisi verildiği, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/745 Esas,2006/92 Karar sayılı, 29.03.2006 tarihli kararı şirketin iflasına karar verildiği, mahkemece kıamen kabulüne, şirketin 2006/5. Dönemine ilişkin idari para cezası ve gecikme zammı yönünden davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, bu miktarlar yönünden ödeme emrinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.
    506 sayılı Kanunun 80/12 maddesi, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanunun 88/20 maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüştür.
    Davacı adına düzenlenen 2008/16802 sayılı ödeme emrinin idari para cezasına ilişkin olduğu görülmekle, bu ödeme emri bakımından davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 140. maddesi olup gerek anılan maddede, gerekse 5510 sayılı Kanun"un 102. maddesinde, işverenin kanunla düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde idari para cezası ile sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ancak, idari para cezası, neticede bir cezai yaptırım olup, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından, temsil ve ilzama yetkili kişi sıfatı ile hareket edenlerin şahsen sorumlu tutulamayacağı belirgindir.
    Hal böyle olunca, öncelikle, Kurum tarafından bizzat davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, varlığı halinde, 506 sayılı Kanunun 140. maddesi hükmü gözetilerek uyuşmazlık çözüme kavuşturulmalıdır. “Kurumca verilecek idari para cezaları” başlığını taşıyan 140’ıncı madde, idari para cezaları, cezayı uygulayacak makam, cezaya itiraz ve itirazı inceleyecek merci ile itiraz üzerine verilen karara karşı ilgililerce başvurulacak yargı yolu ve zamanaşımı konusunda düzenleme içermektedir. İdari para cezasına karşı fiilin işlendiği tarihteki yasal düzenlemeye göre süresi içinde Kuruma itiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yine süresi içinde ilgili Mahkemeye dava açılmaması ya da ilgili Mahkemece itirazın reddine karar verilmesi hallerinde idari para cezası kesinleşir ve Kurum alacağına dönüşür. Kesinleşen idari para cezasına karşı İş Mahkemesinde menfi tespit ve itiraz davası açılamaz.
    Mahkemece, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası varlığı halinde, yukarıda açıklanan prosedür çerçevesinde, 506 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varlığı saptandığında idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, yapılacak araştırma sonucu, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararının bulunmadığının belirlenmesi halinde ise, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından davacının şahsen sorumlu olmayacağı gözetilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
    Mahkemece primlere ilişkin istemin reddine karar verilmesi yerinde ise de, idari para cezası yönünden yukarıda belirtilen prosedüre göre karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
    dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi