11. Ceza Dairesi 2017/3466 E. , 2019/4872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma, defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Sahte fatura kullanma suçu hakkında: Beraat
Defter ve belgeleri gizleme suçu hakkında: Mahkumiyet
Bu dava dosyası ile Dairemizin 2017/9878 esasında kayıtlı dava dosyası, aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte incelenmiştir.
A) 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesi:
1- 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Sanık hakkında düzenlenen vergi suçu raporunda bahsi geçen 18.01.2010 tarih ve VDENR-2010-2248/22-25, 18.01.2010 tarih ve VDENR-2010-2248/26-27, 21.01.2010 tarih ve VDENR-2010-2248/28 sayılı vergi inceleme raporlarının getirtilmesi,
b) Suça konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
c) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
d) Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK"nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında aynı mükellefiyet dolayısıyla başka mükelleflerden temin ettiği faturaları 2007 takvim yılında kullandığı iddiasıyla açılan başka bir kamu davasında, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 ve 2012/1244-2014/654 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği, anılan kararın temyizi üzerine dosyanın Dairemizin 2017/9878 esas sırasına kaydedilip, 21.05.2019 tarihinde yapılan incelemede mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın aynı takvim yılında başka mükelleflere ait kullandığı sahte faturalara ilişkin tespitin yeni bir suçu oluşturmayıp, zincirleme suç içinde değerlendirilmesi gerekeceği dikkate alınarak; sübutu hâlinde yüklenen fiillerin zincirleme suç içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi açısından, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1244 esas ve 2014/654 karar sayılı dosyasının duruşmaya getirtilip incelenmesi, mümkün olması hâlinde davaların birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA,
B) Defter ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1- Defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşabilmesi için, defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla ibrazının istenmesi gerektiğinden, “defter ve belge isteme yazısının” ve “istem yazısının tebliğ edildiğine ilişkin belgenin” aslının veya onaylı örneğinin getirtilip incelenerek, hangi takvim yılına ait defter ve belgelerin istendiğinin, defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla istenip istenmediğinin ve suç tarihinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre;
a) Tehlike suçu olan defter ve belgeleri ibraz gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gibi, engel mahkûmiyeti bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığından hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık “suç işleme yönündeki olumsuz tutumu gözetilerek” şeklindeki çelişkili gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK"nin 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin hükmolunan hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK"nin 51/7. maddesinde "hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında; “... denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezalarının aynen çektirilmesine" karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
d) Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
21.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.