Abaküs Yazılım
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/11471
Karar No: 2019/4859
Karar Tarihi: 21.05.2019

Resmi belgede sahtecilik - resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/11471 Esas 2019/4859 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm onanmıştır. Tekerrüre esas alınan mahkumiyetlerden ağır olanın infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiş ve uygulanması mümkün görülmüştür. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm ise, belgenin aldatıcılık yeteneğinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan bir suç sebebiyle bozulmuştur. Kanun maddeleri olarak, tekerrürün 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 2. fıkrası, haklarında mükerrir hükmü uygulanacak kişilere özgü infaz rejimini düzenler.
11. Ceza Dairesi         2017/11471 E.  ,  2019/4859 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    I- Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    Tekerrüre esas alınan mahkûmiyetlerden ağır olanın 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 2. fıkrası gereğince infaz aşamasında dikkate alınması; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi ile cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
    II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
    1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, resmi belgede sahtecilik suçlarından, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; somut olayda, sahte olduğu iddia edilen belge aslının ele geçmediği, bu nedenle aldatma niteliğine haiz olduğu tespit edilemeyeceği gözetilmeden, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
    2- Kabule göre de;
    a- Ceza tayininde 5237 sayılı TCK"nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim neticesinde sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
    b- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 2013/8- 151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, infazda tereddüte neden olacak şekilde birden çok ilamın kararda gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
    c- Yargılama gideri olarak hesaplanan 6.00 TL"nin, 5271 sayılı CMK"nin 324/4. maddesine 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” hükmü gereğince, terkin edilecek miktar olan 20,00 TL"nin altında kalması nedeniyle, hazine yerine sanığa yükletilmesi,
    d- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, Üye ..."nın tekerrürle ilgili değişik gerekçesi ile 21.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    DEĞİŞİK GEREKÇE
    (Resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili)

    A) Tartışmanın Konusu:
    Birden fazla tekerrür oluşturan mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında, tekerrrür hükmü uygulanırken, kararda bunların tümünün mü yoksa en ağır cezayı içerenin mi gösterilmesi gerekir?
    B) Konuya İlişkin Yasal Düzenlemeler:
    Tekerrür, 5237 sayılı TCK’nin birinci kitabının, üçüncü kısmının, ikinci bölümünde yer alan “güvenlik tedbirleri" başlığı altındaki 58. maddesinde düzenlenmiş; aynı Kanun"un 7. maddesinde ise bir “infaz rejimi ” olduğu belirtilmiştir.
    TCK"nin 58. maddesinin 1, 2, 3, 4 ve 5. fıkralarında tekerrürün koşulları gösterilmiş; 6. fıkrasında "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır", 7. fıkrasında ise "Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir" hükümleri öngörülmüştür.
    Mükerrirlere özgü infaz rejimi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un 108. maddesinde düzenlenmiş; bu maddenin 2. fıkrasında "Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmüne yer verilmiştir.
    C) Konun Değerlendirilmesi:
    Bu düzenlemelere göre, sanığın tekerrür oluşturan birden fazla mahkûmiyetinin bulunması halinde, mahkûmiyet kararında bunların tümünün gösterilmesi gerekir. İnfaz aşamasında, bunlardan en ağırı esas alınarak infaz rejimi uygulanır.
    Sadece daha ağır cezayı gerektiren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması durumunda, bu mahkûmiyetle ilgili fiil suç olmaktan çıkarıldığında, tekerrür oluşturan başka mahkûmiyetleri bulunmasına rağmen, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanamayacaktır.
    Belirtilen düzenlemeler karşısında; mahkûmiyet kararında sadece en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiğine ilişkin görüş yerinde değildir.
    Somut davada Mahkeme tarafından, sanığın tekerrür oluşturan mahkûmiyetlerinin tümü gösterilerek, hükmolunan hapis cezasının TCK"nin 58. maddesinin 6. fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi doğrudur.
    Kaldı ki sanık hakkında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan kurulan hükümde de aynı şekilde uygulama yapılmış ve bu hüküm "Tekerrüre esas alınan mahkûmiyetlerden ağır olanın 5275 sayılı Kanun"un 108. maddesinin 2. fıkrası gereğince infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür" açıklaması ile onanmıştır.
    D) Sonuç:
    Açıkladığım nedenlerle, "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükmün bozulmasına ilişkin karardan, 2 numaralı fıkranın (b) bendinin çıkarılması gerektiği düşüncesindeyim. 21.05.2019

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi