11. Hukuk Dairesi 2018/1009 E. , 2019/6702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/05/2017 tarih ve 2015/924 E- 2017/437 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi"nce verilen 17/01/2018 tarih ve 2017/702 E- 2018/36 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22/10/2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtea blok sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Kasar ve Dual Tekstil Sanayi A.Ş.’ye ait iplik emtiasının davalı şirket tarafından ... / ... plakalı çekici ve dorse île Çorlu"dan ..."ya taşınması esnasında çalındığını, müvekkili şirketin bu nedenle sigortalısına 31.12.2013 tarihinde 134.122,00 TL hasar tazminatı ödediğini, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması üzerine, hasar tazminatını ödeyen müvekkilinin sigortalısının hukukuna halef olduğundan bu kanuni halefıyete dayanılarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının yapılan icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20"den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın TT.K."nın 1472 maddesindeki halefiyet ilkesine dayalı bir dava olması nedeniyle; davacı sigortacının dava dışı sigortalısının hakkı kadarına sahip olacağını, bu nedenle davacı ... bakımından davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin (1) yıl olduğunu, davaya konu maddi olayın teminat kapsamında olmadığını, sigortalı şirketin, müvekkili tarafından ismi bildirilen ... isimli kişiye malı teslim etmesinin gerektiğini, ancak malı kime teslim ettiğinin belli olmadığını, dava konusu eşyaların göndericisi tarafından taşıyıcıya teslim edilmiş olduğunun kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının TTK m.1472 ve TBK m.183 ve devamı hükümlerine göre sigortalısına halef olduğu, taşıma sürecinde gerçek gönderen Kasar ve Dual Tekstil firması olmasına karşın; TTK .m.868 hükmüne aykırı bir şekilde emir ve talimatlarla boşaltma adresi değişikliği yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; taşıma sürecinde pervasızca-zarar meydana gelme bilinci içinde hareket edildiği, üç yıllık zamanaşımının uygulanacağı, davalı tarafın kusurundan bu olayın meydana geldiği, davacı sigortalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davalı tarafın meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk derece mahkemesinin hüküm gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin karşılandığı da dikkate alındığında, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmitşir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.240,36 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.