Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/22320
Karar No: 2015/28635

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/22320 Esas 2015/28635 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2015/22320 E.  ,  2015/28635 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Mihalıççık Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 21/04/2015
    NUMARASI : 2014/47-2015/79

    DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili, 16.04.2014 tarihinde işyeri dışında grev oylamasının yapılıp yapılmayacağı hususunda servis bekleyen işçiler arasında tartışma yaşandığını, yaşanan tartışmalarda cismani herhangi bir zarar olmadığı gibi iş barışını bozacak herhangi bir durumda meydana gelmediğini, davacının "Arkadaşlar tartışmaya gerek yok, herkesin görüşüne saygılıyız" diyerek ortamı yumuşatmaya çalıştığını ancak R..Ö.. isimli işçinin "Sen adam değilsin, ne konuşuyorsun, ben seni muhatap almıyorum" diye karşılık verdiğini, bahsi geçen işçi R..Ö.. grev oylamasının olması yönünde görüş beyan etmiş olmasından dolayı diğer grev oylaması isteyen işçiler gibi işverence herhangi bir işlem uygulanmadığını, işyeri ve iş saati dışında yaşanan olaylar da hiçbir cismani zarar olmadığı gibi iş barışını bozacak dereceye varacak olay yaşanmamış olmasına rağmen müvekkilinin sırf sendikalı olduğu ve grev oylamasını istemediği için iş sözleşmesinin 22.04.2014 tarihinde feshedildiğini, diğer sendikalı işçilere de kınama cezası verilmekle yetinildiğini, işverenin bu tutumunun hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu gibi işçiler arasında yapmakla ödevli olduğu eşit davranma borcunuda aykırı olduğunu, feshin sendikal sebebe dayandığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
    Davalı vekili, müvekkil şirket ve davacının üyesi bulunduğu sendika arasında toplu iş sözleşmeleri sürecinde uzlaşma sağlanamaması üzerine, müvekkil şirkete ait işletmelerde 15.06.2014 tarihinde grev/lokavt uygulaması başlamış bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin 16.04.2014 tarihinde davacının ve beraberindeki diğer bazı çalışanların, grev yapılıp yapılmayacağı hususunda tartışmaları, bu tartışma esnasında davacının, R..Ö.. isimli şirket çalışanına sataşması “bizi kaça sattın, bugün arkadaşını satan yarın her şeyini satar ... vb” şeklinde tehdit ve hakaret içeren beyanlar yöneltmesi ve A..O.. tarafından yapılan darp girişimine destekte bulunulması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2. maddesi uyarınca feshedildiğini, işyerinde işçi barışını bozacak faaliyetler içerisinde olan ve iş düzenini sürekli olarak aksatan davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, dosya içinde fesih sebebi yapılan olayların işverence ileri sürülen şekilde gerçekleştiğini gösteren tanık R..Ö.."in anlatımları dışında bir belge veya bilgi bulunmadığı, öte yandan gelişen olaylara ilişkin olarak etkili, amaca uygun bir disiplin soruşturması yapılmadığı, usule uygun şekilde davacı savunmasının alınmadığı ve fesih sebebi yapılan olayların şüpheden uzak biçimde aydınlatılmadığını, anılan sebeplerle işçinin davranışlarından kaynaklanan haklı fesih olgusuna dayanan işverenin bu iddiasını kanıtlayamadığı, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin sendika tarafından alınan grev kararının cezalandırılması niteliğinde ve diğer sendikalı işçilerin gözünü korkutmak amacıyla yapılmış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
    4857 sayılı Kanun"un 18. maddesi ise işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan sebeplerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması ihtimalinden kaçınmaktır. İşçinin davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih sebebinden de bahsedilemez.
    İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan sebepler, aynı Kanun"un 25. maddesinde belirtilen sebepler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan sebeplerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
    Somut olayda, davacı işçinin iş sözleşmesinin başka bir işçiye sataşmasının ahlak ve iyiniyetle bağdaşmayan davranışları gerekçesi ile haklı sebeple feshedildiği belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre davacının davalı işyerinin başka bir çalışanı ile tartıştığı sabittir. Her ne kadar mahkemece feshe konu olayların işverence ileri sürüldüğü şekilde gerçekleştiğini gösteren tanık R..Ö.."in anlatımları dışında belge ve bilgi bulunmadığı, usulüne uygun disiplin soruşturması yapılmadığı, davacının savunmasının alınmadığı, haklı sebeple feshin ispatlanamadığı, feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesi ile işe iadesine karar verilmiş ise de; tüm dosya kapsamında bulunun bilgi ve belgeler, tutanaklar, tanık beyanları ve davacının mahkeme huzurundaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının feshe konu eylemlerinin bir bütün olarak, haklı sebep ağırlığına varmamakla birlikte geçerli fesih sebebi teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda işverenden artık mevcut iş ilişkisinin devamı beklenemez. İşveren feshinin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmakla, işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
    Belirtilen sebeple, 4857 sayılı İş Kanunu"nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
    HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
    1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2-Davanın REDDİNE,
    3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
    4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalıların yaptığı 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
    5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
    6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 14.10.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY

    Dosya kapsamına göre, davacının aynı iş yerinde çalışan dava dışı işçi ile tartıştığı ve tartışmanın etkisi ile üzerine yürüyüp yakasından tutarak itmek suretiyle fiziki müdahelede bulunduğu olayda, işverence yapılan feshin haklı sebebe dayandığı anlaşılmakla talebin reddi yönünden bu gerekçe ile bozma düşüncesiyle geçerli sebep bulunduğu yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 14.10.2015

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi