
Esas No: 2021/2892
Karar No: 2022/528
Karar Tarihi: 03.02.2022
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/2892 Esas 2022/528 Karar Sayılı İlamı
6. Hukuk Dairesi 2021/2892 E. , 2022/528 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; ... Merkez 2 no.lu ... mahallesi 2 pafta, 1470 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazın 5/5922 payına malik davalı kooperatifin kurucu üyelerinden birisi olarak sonradan maliki olduğu payları 2 oğluna geçirdiğini ve onları da kooperatife üye yaptığını, kooperatifi ... oğlu ...'la birlikte kurduklarını, kardeşi İbrahim’in de 3 çocuğunu üye yaptığını, ödemeleri de eşit olarak yaptıklarını ancak müvekkillere verilen 3 dairenin 2'si 5. katta birinin ise 1. katta olduğunu, bu gelişi güzel keyfi hukuksal bakımdan geçersiz, kabul edilemez paylaşımın eşitlik, nimet, külfet ilkelerine açık biçimde aykırılığı bir yana konuya ilişkin kooperatif hukuku kurallarına da açık biçimde aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilin pay durumu ile mali yükümlülüklerine denk gelecek bağımsız bölümlerin öncelikle aynen verilmesini, olmazsa parasal değerlerinin saptanmasıyla dava hakları saklı tutularak şimdilik 15.000,00 TL'lik ödence alacağının ticari avans faiziyle alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; aralarındaki güçlü dostluk ve akrabalık bağı itibarı ile gerçek hisse oranının bu şekilde olmamasına rağmen, birbirlerine duyulan güven ve samimiyet dolayısı ile hisse paylaşımı resmiyette bu haliyle gösterildiğini, gerçek ve fiili paylaşımda ise davalılardan ...'ın şirketin %45'ine, ... ise %45'ine ve davacılardan ...'ın ise %10'una sahip olduğunu ifade ederek davacılar ile davalılar arasında kooperatif harici şirket ortaklığı bulunmakta olduğunu, bu ortaklıktaki pay oranlarının kooperatifteki boş olan üyeliklerin dağılımında esas alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı kooperatifin 21/06/2013 tarihinde resen ticaret sicilinden terkin edildiği, TTK Geçici 7/15 maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan artık bu dava için ihyasının mümkün olmadığı, yani davalı kooperatifin taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. madde hükmü yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir” hükmünü içermektedir.
Buna göre mahkemece dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında açıklandığı şekilde, davacı tarafa ek tasfiye işlemlerinin yapılması üzerine tekrar ihya davası açması için süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak kooperatifin yeniden tesciline karar verilmediği gibi artık görülmekte olan dava için ihyasının mümkün olmadığı yani davalı kooperatifin taraf ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekillinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı ... vekillinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 03.02.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kooperatifin üst üste üç genel kurulunu yapmadığından dağılmış sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26.03.2014 tarih ve 2008/119 esas, 2012/250 karar sayılı ilamı ile kararın bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyulmuş, davalı kooperatifin 21.06.2013 tarihinde sicilden terkin edilmesi ve aynı mahkemenin 2017/462 esas sayılı dosyası üzerinden kooperatifin başka bir dosya ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi nedeniyle kooperatifin ihyası için davacılara kesin süre verilmiş, davacıların ihya konusunda açmış oldukları davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi üzerine açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalı kooperatifin sicil kaydına bakıldığında TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. TTK’nın geçici 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, 01/07/2015 Tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Maddenin açık hükmü gereğince, bu maddede belirtilen hallerin bulunması halinde tasfiye ve ticaret sicilinden terkin bu madde hükmüne göre yapılacaktır. Bir başka değişle, bu maddede belirtilen hallerin bulunması halinde, bu kanun veya başka kanunun tasfiyeye ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır.
TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası gereğince de, ticaret sicilinden terkin edilen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ve hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden başlayarak beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, niteliği gereği mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.
Davya konu olayda davalı kooperatifin ticaret sicilinden TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silindiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda tasfiyesi de bu maddeye göre yapılacaktır. Yine bu madde gereğince ihya davasının da bu maddeye göre 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Davalı kooperatif 21. 06. 2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş olup, ihyaya ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/245 esas sayılı dosyasına konu davanın 21.06.2019 tarihinde açıldığı, 5 yıllık yasal sürenin dolduğu ve mahkemece de bu gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarda belirtilen yasal durum dikkate alındığında ihya davasının reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaktadır.
Diğer yönden davacı kooperatifin ihyasına ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/245 esas sayılı dosyası temyiz edilmeksizin 01.07. 2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Davya konu yargılama sırasında davalı kooperatifin terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine ihyası için davacılara 23.05.2019 tarihli celsede 1 aylık kesin süre verilmiş, davacılarca ihyaya ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/245 esas sayılı dosyasına konu davanın açılması üzerine bu dosya bekletici mesele yapılmış, bekletici mesele yapılan dosyada ihya talebinin reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine zorunlu olarak dava şartı yokluğundan bu davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yapması gereken taraflardan birisinin sicil kaydından terkin edildiğinde ihyası için süre vermektir. Mahkeme de bu süreyi 23.05.2019 tarihli celsede vermiş ve dosyanın neticelenmesini de beklemiştir. Beklenilen dosyada verilen kararın isabetli olmadığı düşünülse dahi bekleyen mahkemenin bu dosyada yapacağı bir şey bulunmamaktadır. İhya dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu düşünen tarafların yapması gereken karara karşı kanun yoluna gitmek olmalıdır. Tarafların kanun yoluna gitmediği hususta, bekletici mesele yapan mahkemenin kesinleşen kararı göz ardı ederek bir de TTK’nın 547. maddesine göre ihya talep etseydiniz deme hak ve yetkisi bulunmamaktadır.
Diğer yönden davalı kooperatifin ihyasına ihtiyaç duyulunca davacılara ihya hususunda dava açmaları konusunda kesin süre verilmiştir. Bu ara kararda da usul ve yasaya aykırılık yoktur. Zira mahkemenin tarafsızlığı gereği dava dilekçesi yazar gibi ara karar kurarak taraflara yol göstermesi de mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen kanuni düzenleme gereği TTK’nın 547. maddesinin uygulanması mümkün olmamasına karşın bir an için tersi düşünülse dahi davacıların bu durumu açmış oldukları ihya davasında dile getirmeleri gerekirdi. Davacıların açmış oldukları ihya davasında diye getirmedikleri ve verilen kararı kabul ederek kanun yoluna dahi başvurmadıkları bir dava sebebinin bekletici mesele yapan mahkeme tarafından ileri sürülmesinin kabulü bizim Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeye uymadığı gibi bu dosyanın yargılaması sınarında, ihya davasının yargılamasında dile getirilmeyen ve bu dosyada temyiz nedeni de yapılmayan bir meselenin bozma nedeni yapılması usulen mümkün değildir. Zira olayda resen dikkate alınacak kamu düzenine aykırı bir durum bulunmadığı gibi aksinin kabulü hem hâkimin tarafsızlığını ortadan kaldıracaktır hem de usul hukukunun temel ilkelerinin hiçe sayılması olacaktır. Hâkim, HMK’nın 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarruf ilkesi, taleple bağlılık ilkesi ve taraflarca getirilme ilkesine bağlı olarak yargılamayı yürütmekle yükümlüdür.
Tüm bu hususular dikkate alınarak usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncemle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma görüşüne katılmamaktayım.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.