9. Hukuk Dairesi 2015/35080 E. , 2019/6169 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 05/06/2006-22/05/2013 tarihleri arasında bölge satış yöneticisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, baskı yoluyla istifa dilekçesi imzalatıldığını, mesaisinin cumartesi dahil 08:00-24:00 arasında olduğunu, tüm dini ve milli bayramlar ile genel tatillerde çalıştığını ileri sürerek, ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indiriminin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifası sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını, davacının istifasının sonuçlarını bilecek durumda olduğunu ve satış yöneticisi olarak mesai saatlerini kendisinin tayin ettiğini, diğer hak edişlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, iş ilişkisinin davacının istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bölge satış yöneticisi olan davacının dosyada mevcut 22/05/2013 tarihli, el yazılı ve imzasını havi, davacı tarafından imza inkarında bulunulmayan istifa dilekçesinde, kendi isteğiyle işten ayrılmak istediği hususunun yazılı olduğu anlaşılmıştır. Davacı söz konusu istifa dilekçesinin, hile ile veya baskı uygulanarak imzalatıldığını ispat edememiştir. Bu nedenle, istifa dilekçesi geçerli olup iş akdinin davacının istifası suretiyle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
2-Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen davacıya ait çıkış bordrosunda yıllık izin tahakkuku mevcut olup, bu bordrodaki toplam miktarın ödendiğine ilişkin banka dekontu da dosyaya ibraz edilmiştir. Yıllık izin ücreti yönünden ödeme belgesi mahiyetindeki dekontun değerlendirilmemesi hatalıdır.
3-Mahkemece reddedilen ücret ve fazla çalışma ücretinin toplam miktarı 1.888,98 TL’dir. Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi dikkate alındığında, davalı lehine 1.500 TL yerine 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sonrası verilecek kararda vekalet ücretinin değişeceği de gözden kaçırılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.