16. Hukuk Dairesi 2016/5995 E. , 2019/2918 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ... TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sırasında ... İlçesi Aşağı Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 147 ada 49 parsel sayılı 823,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 3/4 payı ..., 1/4 payı ... adına tespit edilmiş, taşınmaz üzerinde bulunan ahırın 7/8 payının ..., 1/8 payının ... ..., 2 katlı kargir evin 6/10 hissesinin ..., 3/10 hissesinin ..., 1/10 hissesinin ...’a ait olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 3/4 payının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, temyize konu çekişmeli 147 ada 49 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2013/310-316 Esas-Karar sayılı veraset ilamı uyarınca miras payları hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle muris ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden davalı ..."e kararın tebliğ edildiği 22.08.2014 tarihi ve davacının temyiz isteminin tebliğ edildiği 23.10.2014 tarihi ile temyiz tarihi olan 16.02.2015 tarihleri arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 432/1. ve 433/2. maddesinde öngörülen temyiz ve katılma yoluyla temyiz sürelerinin geçtiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 432/1. ve 433/2. maddesi gereğince davalının temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
Davacı ..."ün 147 ada 49 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın muris ... terekesine dahil olup, terekenin taksim edilmediği ve dava açan mirasçıdan başka mirasçıların da bulunduğu gerekçesiyle, taşınmazın muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ..., murisi ve babası ..."nin taşınmazı önce kendisiyle birlikte erkek kardeşlerine sattığını, sonrasında kendisinin kardeşleri ... ve..."nin payını satın aldığını ileri sürerek taşınmazın 3/4 payının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Ne var ki, davacının dayandığı senet içerikleri taşınmaz üzerinde muhdesat olarak bulunan ev ve ahıra ilişkin olup, bu hususta tespit sırasında beyanlar hanesine ayrıca şerh yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, toplanan delillere, yapılan keşifte dinlenen tanık ve yerel bilirkişi sözlerine ve davacının dayandığı senet içeriklerine göre, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin vefat ettiği 1997 yılına kadar muris tarafından sürdürüldüğü, o günden sonra tespit günü olan 2009 yılına kadar taşınmazın mirasçıları tarafından kullanıldığı ve tapusuz olan taşınmazda satın almanın davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece davacı ..."ün davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, davanın muris ..."nin mirasçıları Hilmi ile ... arasında olduğu, tereke adına bir talep olmadığı, mirasçılar arasındaki davanın miras payına hasren görülmesi gerektiği ve somut olayda 3402 sayılı Yasa"nın 30/2. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı göz ardı edilerek, davacı adına tespit edilen payı azaltacak şekilde davada taraf olmayan mirasçılar yararına hüküm verilmiş olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.