10. Hukuk Dairesi 2014/6269 E. , 2014/11246 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İzmir 9. İş Mahkemesi
Tarihi :17.02.2014
No :2012/241-2014/72
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edil
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı, davalı Kurum ve işyeri vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Somut davada, davacı, 1988 yılı 3. dönem ile 18.05.2012 tarihi arasında davalı işverene ait işyerinde sekreter olarak çalıştığını ve bu sürelerin tespitini talep etmiştir. Davacının, talep konusu dönemde davalı işyerinden, 16.10.1989-13.09.1994 ve 1995/1-15.02.2010 tarihler arasında bildirimleri bulunmaktadır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı S.. G..’ın, davalı işveren A.. A..’a ait ...... sicil sayılı işyerinde; 16.10.1989 – 28.2.2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında zorunlu sigortalı olarak asgari ücretle 6061 gün çalıştığı, 5926 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 135 günlük çalışmasının bildirilmediğinin ve 1.3.2010 – 10.5.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle ve Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi şekilde 789 gün çalıştığı, 789 günlük bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine dair hüküm tesis edilmiştir.
5510 sayılı Yasanın geçici 14. maddesi gereğince, 506 sayılı Kanunun 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür. Öte yandan; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’nci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79’ncu maddesi olup; anılan Kanunun 6’ncı maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmaların sosyal güvenlik destek primine tabi olması sebebiyle, sigortalılık süresi olarak kabul edilemeyeceğinin kabulü halinde, yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır. Davacının, bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu belirgindir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının yaşlılık aylığı aldığı 2010-2012 yılları arasındaki çalışmalarına yönelik olarak talebinin açıklattırılarak, tüm sigorta kollarına tabi bir çalışma mı, yoksa sosyal güvenlik destek primine tabi bir çalışma mı istediği hususu açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı ve davalılardan A.. A.."a iadesine, 20.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.