5. Ceza Dairesi 2018/866 E. , 2018/2095 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılması, sanık ... hakkında her iki suçtan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ..."in süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız ve başvurularının kapsamına göre temyiz incelemesinin sanık ... hakkında zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklara yüklenen suçlarla ilgili olarak açılan kamu davalarından Hazine vekilinin dava ve duruşmadan haberdar edilmesine rağmen CMK"nın 237. maddesi uyarınca kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma hakkını kullanmadığı ve bu itibarla da temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihlerinde ... Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü olarak görev yapan sanık ..."in kendisine yasal olarak tevdii edilen, ayrıca koruma ve gözetimi ile
yükümlü olduğu belediye parasından bir kısmında hiçbir muhasebe işlem fişi düzenlemeden bilgisayar kayıtlarında da göstermeden sadece elektronik ortamda bankaya gönderilen gönderme emri talimatları ile bir kısmında ise muhteviyatı itibariyle yanıltıcı muhasebe işlem fişleri düzenleyerek belediyenin banka hesaplarında bulunan parasından 206.322,38 TL"sini kendi hesabına, 94.119,92 TL"sini ise hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanık ..."in hesabına aktarılmasını sağlama biçiminde, banka kayıtlarının incelenmesi, daire dışı bilgi ve araştırmalar sonucu, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı tahakkuk evrakları düzenleyerek eylemin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu oluşa uygun olarak kabul edilen olayda; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, hükümle birlikte yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan yargılama sonucunda ... hakkında zimmet suçundan beraat kararı verilerek kesinleştiği, ... hakkında ise zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından iş bu dosyanın akıbetinin beklenilmesi gerekçesi ile sair yönleri incelenmeksizin bozulduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanık hakkında TCK"nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 12 yıl 13 ay 15 gün şeklinde eksik ceza tayini ile suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanık hakkında 53/5. madde gereğince cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma yargılama gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 gün ve 2012/1-941-1780 sayılı ve 12/04/2011 gün ve 51-42 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, temyiz aşamasında geçen sürenin, CMK’nın 102. maddesinde yazılı azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınamayacağı, 5271 sayılı CMK"nın 102. maddesinde öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırların da aşılmadığı anlaşılmış olup, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunması, tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre tahliye isteminin REDDİNE,
3-Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde ...Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü olarak görev yaptığı belirtilen sanığın görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu muhasebe işlem fişleri ve diğer
tahakkuk belgelerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmesi ve dosya içerisinde mevcut 21/12/2011 tarihli görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturma izni verilmesine dair kararın sahtecilik eylemini kapsamaması karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.