Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/6395
Karar No: 2013/20908
Karar Tarihi: 09.07.2013

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2013/6395 Esas 2013/20908 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2013/6395 E.  ,  2013/20908 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ


    DAVA :Davacı, cezai şart alacağı ve maddi ve manevi zarar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davalının davacı kooperatifte 21.10.2005 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile... Müdürü olarak çalışmaya başladığını, ancak 15.08.2006 tarihinde verdiği istifasında 17.11.2005 tarihi itibariyle yürütmekte olduğu operasyon müdürlüğü ve ... bünyesindeki tüm görevlerinden sağlık sorunları nedeniyle istifa ettiğini, konuyla ilgili gerekli kanuni sürecin başlatılması için gereğinin yapılmasını istediğini, davalının....ile imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesinin 10. Maddesindeki hükme atıfla, davalının 16.08.2006 tarihinde istifasını verdiği günün ertesinde, 03.08.2006 tarihinde kurulmuş olan .... Ve ..... Limited Şirketinin kurucu iki ortağından biri ve müdürü olduğunu, bu durumu Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiğini, rekabet yasağına aykırı davranan davalının sözleşme çerçevesinde kararlaştırılan cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu, davalının aynı iş sahası içinde daha işten ayrılmadan bu faaliyetlere başladığını ve aynı işi yaparak davacı şirketin büyük maddi kayıplara uğramasına neden olduğunu iddia ederek davalının imzaladığı iş sözleşmesinin madde 10 hükmüne aykırı davranması dolayısıyla kararlaştırılan 24.523,56 TL cezai şart ve bu ihlal nedeniyle doğmuş veya doğabilecek maddi ve manevi zararların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin ... Mahkemelerinin yetki alanında ikamet ettiğini, davacının öncelikle hizmet akdinin niteliğinin işçiye iş sahibinin müşterilerini tanımak ve işlerinin esrarına nüfuz etmeye müsait olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin kooperatif ortaklarından olan DÜZGİT firmasının 1988 yılından beri ortağı ve operasyon müdürü olduğunu, bu nedenle bu sektörde en üst düzeyde 20 yılı aşan bir süredir çalışan davalının gerek iş sahibinin gerekse bunun dışındaki müşteri çevresini şahsen gayet yakından tanıdığını, dolayısıyla davacı şirket nedeniyle tanıştığı bir müşteri çevresi söz konusu olmadığını, davalının acentelik sektöründeki uzun geçmişi nedeniyle acentelik işinin tüm girdi çıktısını çok iyi bildiğini, bu nedenle iş sahibinin bir mesleki sırrına çalışması dolayısıyla vakıf olmasından bahsedilemeyeceğini, 348inci madde...
    ile getirilen rekabet yasağının sadece ve sadece davacı vasıtasıyla tanışılan müşteriler ile davacının iş sırrı vasıtasıyla elde edilen müşterilerle ilgili olduğunu, ayrıca davacının BK madde 348/1 gereği olarak iş sahibine hissedilecek derecede zarar verdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, ayrıca BK madde 349’da işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesinin men edilmesine cevaz verilmediğini, 1957 doğumlu olan müvekkilinin 50 yaşından sonra başkalarının yanında çalışmasının beklenemeyeceğini, sektördeki bunca yıllık bilgi ve deneyimi nedeniyle kendi şirketini, kendi işini kurmasının en doğal şey olduğunu, kanundaki tanım gereği mahal ve nevi olarak bir men yapılmadan genel olarak bir rekabet yasağından bahsedilmesinin de iktisadi hürriyeti kısıtlayıcı mahiyette olup maddenin getirdiği yasak gereği batıl olduğunu, ayrıca müvekkilinin .... şirketini kurmasından sonra eski şirketi ile bu şirketten motor kiralamak suretiyle çalıştığını, ancak davacı şirketin piyasanın çok üzerinde motor kirası talep etmesinden dolayı başka şirketlerden motor kiralaması üzerine iş bu davanın açıldığını, dolayısıyla kötü niyetli bir dava olduğunu, acentelik sektöründe büyük fiyat rekabeti nedeniyle müşteri mobilitesinin çok yüksek olduğunu, herkesin birbirini tanıdığını ve işlerin yürütülmesinde özel bir sır bulunmadığını, bu nedenle söz konusu rekabet yasağında bir fayda bulunmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin yer ve işin türü yönünden sınırlandırılmamış olması durumunda da rekabet yasağı sözleşmesi ve cezai şartın geçersiz olduğunu, bu sınırlandırmanın özellikle yer ve işin türü açısından yapılması gerektiğini, tersine durumda davalı işçinin ekonomik geleceğinin ağır tehlike ile karşı karşıya olduğunu, sözleşmelerin emredici hukuk kurallarına aykırı olamayacağını, BK madde 19/2 gereği geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Davanın kısmen kabulü ile % 60 oranında indirim yapılarak 6.033,60 TL cezai şart alacağının tahsiline, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden usulüne uygun olarak harcı yatırılmış açılmış dava bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    E) Gerekçe:
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda..... iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
    5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir.
    Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler. Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir. İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuiyetine dair olan şart batıldır.” hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin sözleşme yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme, hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet sözleşmesi süresi içinde yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
    İş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik.... iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturur. Bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçları ile aynıdır.
    Oysa somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi sebebiyle cezai şart istemektedir. Rekabet yasağının iş sözleşmesinin bitiminden sonraki bir tarihte ihlal edilmesi iş mahkemelerini görevli olmaktan çıkarmaktadır. Ayrıca rekabet yasağının belirlenmesinde ticari sırrın ne olduğu uzman mahkemelerce değerlendirilmesi gereken ve piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur. Kaldı ki, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 4. maddesiyle kanun koyucu çok açık bir şekilde 818 sayılı Kanun"un 348. maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardandır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.02.2012 Tarih 2011/11-781 Esas- 2012/109 Karar sayılı ilamında da hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen 818 sayılı Kanun’un 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklara ilişkin davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı ve mutlak ticari davaların görülme yerinin ise, açık biçimde ticaret mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
    Açıklanan nedenlerle, mahkemece mutlak şekilde ticaret mahkemelerinin görevine giren davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    F) SONUÇ:
    Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi