10. Hukuk Dairesi 2013/18283 E. , 2014/10281 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ankara Batı (Sincan) İş Mahkemesi
Tarihi : 13.06.2013
No : 2012/288-2013/218
Dava, asıl davada kesinleşen icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespiti ve birleşen davada yersiz sağlık yardımlarının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalının, 25.02.1997 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak davacı Kuruma tescil edildiği, 11.01.2011 tarihine kadar sağlık sigortası dahil olmak üzere düzenli ve tam olarak sigorta primlerini ödediği, ancak 01.01.2005 – 31.12.2007 tarihleri arasında “bankacılık sistemi dışındaki borç verme” faaliyetinden vergi kaydı bulunduğunun anlaşılması üzerine sigortalılığı yeniden düzenlenerek isteğe bağlı sigortalılığına 01.01.2005 tarihinde son verilip vergi kaydı bulunan sürelerde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği, isteğe bağlı sigortalılığının ise 07.01.2010 tarihinden yeniden başlatıldığı, bu işleme bağlı olarak da 01.01.2008 – 06.01.2010 tarihleri arasında kendisine yapılan sağlık yardımlarının yersiz olduğundan bahisle toplam 14.205,40 TL. borç tahakkuku yapıldığı, ayrıca 31.12.2010 tarihi itibariyle 3.623,70 TL. fazla prim ödemesi olduğu belirtilerek, Ocak 2011 dönemine ait fazla ödemeyle birlikte sağlık yardımı borcundan mahsup edildiği, bu arada askerlik borçlanması da yapan davalıya 01.02.2011 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı sigortalının Kurum aleyhine mahsup edilen tutarların tahsili için başlattığı takibin kesinleştiği ve eldeki davanın açılmasından sonra 12.12.2011 tarihinde davalıya ödeme yapıldığı, davacı Kurumun ise yersiz sağlık yardımlarının tahsili amacıyla başlattığı takibin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmaktadır.
Davacı Kurum; asıl davada kesinleşen takip kapsamında mahsup edilen primler yönünden davalı sigortalıya borçlu olmadığının tespitine; birleşen davada ise yersiz sağlık yardımlarının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 6385 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 45"inci maddesi gerekçe gösterilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Gerçekten de 19.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanunun 12"nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 45"inci maddesinde “Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31/1/2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.” hükmü getirilmiştir. Ancak davalının hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmetlerinden yararlanması söz konusu olmayıp, 01.01.2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılmamasına göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekmektedir. Bu nedenle hakkında Geçici 45"inci madde hükmünün uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan uyuşmazlığa konu 01.01.2008 – 07.01.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden süresinde, düzenli ve tam olarak sağlık sigortası dahil primlerini ödeyen davalının anılan dönem yönünden isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun kabulü gerekir. Buna bağlı olarak davalının bilirkişi raporu üzerine verdiği 25.02.2013 tarihli davacı Kurum aleyhine takibe konu alacakla ilgili beyanlarını içeren dilekçesinde tahsil ettiği fazla primleri iade etmek istediğine ilişkin beyanı dikkate alınarak, davalıya kesinleşen icra takibi kapsamında tahsil ettiği uyuşmazlığa konu döneme ait primlerin iadesi için süre verilmesi; iade etmesi durumunda artık 01.01.2008 – 07.01.2010 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı kabul edileceğinden sağlık yardımlarının da yersiz olmayacağı nazara alınarak, deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.