Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/38502
Karar No: 2018/6537
Karar Tarihi: 04.06.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/38502 Esas 2018/6537 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı tarafından davacı avukata vekalet verildiği ve davacının, davalıyı temsil ettiği tapu iptali ve tescil davasında davalı tarafından vekalet ücretinin ödenmediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, mahkeme tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda davalı dan tahsil edilmesi gereken vekalet ücreti belirlenmiştir. Ancak, bu hesaplamalar Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesine uygun değildir ve mahkeme kararı, usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle, karar bozulmuştur. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin belirlenemediği ya da yazılı bir ücret sözleşmesi olmadığı durumlarda, değeri para ile ölçülebilen davalarda asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla, müddeabihin değerinin yüzde 10 ile yüzde 20 arasındaki miktarına göre avukatlık ücreti belirleneceği düzenlenmiştir.
13. Hukuk Dairesi         2015/38502 E.  ,  2018/6537 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal tescil davasında davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, davanın davalı lehine sonuçlandığı ancak davalı yanca vekalet ücretinin ödemediğini, aralarında yazılı bir avukatlık sözleşmesinin bulunmadığını, sözlü görüşmede vekalet ücretinin 300.000 TL olarak kararlaştırıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/671 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kendi lehine reddedilerek kesinleşmiş olduğunu, davacının değeri 10.000 TL olan bu davada vekillik görevini üstlendiğini, davacıya 5.000 ABD doları ödenmiş olduğunu, fakat makbuz alınmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, ...Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/671 esas 2012/158 karar sayılı ilamına dayanak deliller , taşınmazın değerine ilişkin davalı ve vekil olan davacının beyan dilekçeleri de gözetilerek taşınmazın değerinin taraflarca 50 bin dolar olarak kabul edildiği gerekçesiyle Avukatlık kanununun 163.maddesi gereğince takdiren dava değeri olan 50 bin doların %20 "si üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-Davacı, davalının vekili olarak takip edilen ve sonuçlanan tapu iptali ve tescil davası nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece taşınmazın değerinin taraflarca 50 bin dolar olarak kabul edildiği gerekçesiyle Avukatlık kanununun 163.maddesi gereğince takdiren dava değeri olan 50 bin doların %20 "si üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir;
    1136 sayılı Avukatlık Kanunu"nun 164. maddesinin dördüncü fıkrasında "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
    Somut olayda; her ne kadar taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmasa da davalı tarafından davacı avukata vekaletname verildiği ve davacının davalıyı ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/671 Esas sayılı dosyasında vekil olarak temsil ettiği sabit olup, taraflar arasında artık sözleşme ilişkisi kurulduğunun ve davalının vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Vekalet ücreti talep edilen anılan dava dosyasında davacı tarafından dava değeri 10.000 TL olarak gösterilmiş olup, yargılama sırasında dava değeri ıslah yolu ile artırılmayarak 10.000 TL üzerinden dava reddedilmiştir. Mahkemece davacı avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücretinin, bu konuda yazılı bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle Avukatlık Kanunu"nun 164/4. Maddesi gereğince dava değeri üzerinden belirlenmesi gerektiği kabul edilerek, taraf beyanlarına göre müddeabihin değeri olarak belirtilen 50.000 doların %20 "si üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa ki davacının vekalet ücreti talep etmiş olduğu söz konusu tapu iptal tescil davasında harca esas dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, peşin harç da bu miktar üzerinden yatırılmıştır. Bu durumda vekalet ücretinin,davalının sarf ettiği emek ve mesai ile dava ve takibin ve uyuşmazlığın niteliği gözardı edilmeden harcın yatırıldığı dava değeri üzerinden tespit ve tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek, taraf beyanlarına göre müddeabihin değeri olarak belirtilen 50.000 doların vekalet ücreti hesabında esas alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: 1. Bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. Bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi