13. Hukuk Dairesi 2016/11697 E. , 2018/6517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, adına kayıtlı bulunan 2011 Model E-220 CDİ Mercedes marka aracı 18.8.2012 tarihinde ...’de bulunan ... kapalı otoparkına kilitlemek suretiyle park ettiğini, geri geldiğinde araçta hiçbir zorlama olmaksızın aracın açılarak içerisinde bulunan taşıma ruhsatlı tabanca ve şarjörü ile 1 adet ... marka ... model fotoğraf makinası, oğluna ait içerisinde 1000,00 TL nakit para, nüfus cüzdanı, ehliyet, kredi kartlarının olduğu çantanın çalındığını, olay nedeni ile Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan soruşturma neticesinde, özellikle ... marka otomobillerde uzaktan kumanda ile araç kilitleme esnasında; otopark ve garaj kapılarına ait giriş çıkış kapısı açmaya yarayan uzaktan kumanda sinyali gönderilmek suretiyle araca ait kumandanın sinyallerinin kesilmesi neticesinde aracın kilitlenmeyerek açık kaldığı ve araçtaki hırsızlığın da bu yöntem kullanılarak yapılmış olabileceğinin değerlendirilerek rapor düzenlendiğini, aracın ayıplı olması nedeniyle hırsızlık olayının meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek aracı kilitlemeyi unuttuğunu veya kilitlenip kilitlenmediğinin kontrolünün ihmal ettiğini, imalatçının sorumluluğuna gidilebilmesi için uğranılan zarar ile ayıp arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, araçta imalattan kaynaklı bir hata bulunmadığından illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 4000,00 TL maddi tazminat ile 1000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, üretimi davalı tarafından yapılan aracı alışveriş merkezine ait otoparka parkettiğini ve kapılarını kumanda ile kilitlediğini, geri geldiğinde ise aracın herhangi bir zorlama olmaksızın açıldığını ve içerisinde bir kısım eşyaların çalındığını, olay sonrası emniyet görevlilerince hazırlanan raporda araca uzaktan kumanda sinyali gönderilmek suretiyle araca ait kumandanın sinyallerinin kesilmesi neticesinde aracın kilitlenmeyerek açık kaldığı ve hırsızlık olayının bu şekilde meydana geldiğinin tespit edildiğini, aracın bu hali ile ayıplı olduğunu ileri sürerek uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, araçta imalattan kaynaklanan bir hata bulunmadığından illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve hırsızlık olayı sonrası emniyet görevlilerince hazırlanan rapor hükme esas alınarak davacının aracının uzaktan kumanda kullanılarak araç kapılarının kilitlenmesinin engellendiği ve kilitleme mekanizmasının dışarıdan müdahale ile bertaraf edilebilmesi ve kilitleme olmadan sinyallerin yanıp sönmesinin ayıp olarak nitelendirildiği ve bu nedenle davalı firmanın ayıp nedeni ile sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda araçta imalat hatasına ilişkin bir belirleme olmadığı, emniyet görevlilerince düzenlenen raporda da jammer diye tabir edilen sinyal kesici kullanılarak hırsızlık olayının meydana gelmiş olabileceği değerlendirildiğine göre imalat hatası olduğu tespit edilemeyen aracın mevcut durumu ile hırsızlık olayının meydana gelmesi arasında illiyet bağının bulunmadığının kabulü gerekir. O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.