Abaküs Yazılım
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/1973
Karar No: 2022/810
Karar Tarihi: 16.02.2022

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1973 Esas 2022/810 Karar Sayılı İlamı

6. Hukuk Dairesi         2021/1973 E.  ,  2022/810 K.

    "İçtihat Metni"

    Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı vekili, müflis şirket ile imzalanan hizmet sözleşmesi nedeniyle davacının, alınan mahkeme ilamlarına bağlı, işçilik alacaklarını icra tehdidi altında ödemek durumunda kaldığını, ancak sözleşme gereğince ödenen bedellerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 731.845,69 TL’nin davalı müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiştir.
    İlk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince, kayıt kabul davalarının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, davalı şirketin 17.01.2012 tarihli ilam neticesinde iflas ettiği, talebe konu bedeller ise bu tarihten sonra ödenmiş olduklarından rücu hakkı iflastan sonra doğmuş olup tasfiyede bakiye kalırsa ödenebilecek genel alacaklardan olduğu belirtilerek, gerekçe düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, İş Mahkemesi kararlarına dayalı olarak ödenen işçilik alacaklarının, müflis davalının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
    İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), alacakların ödenmesine tahsis olunur. (İİK m. 184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken (masaya yazdırılabilirken), müflisin iflas açılmasından sonra doğan borçları, iflas alacağı olmadığından, iflas masasından talep edilemez. İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur." Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK 248, 303/2) Masa alacakları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (İİK 166;219), defter tutma (İİK 161;208) giderleri (İİK 160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (İİK 223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti vb.) Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa alacakları, iflas masasından tam olarak ödenir. Masa alacakları, iflas alacaklarından daha önce ödenir (İİK 248). Oysa, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız İİK nın 206. Maddenin ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle İİK'nın 206. maddenin dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, S. 1212 vd. Ankara, 2013) İflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
    Tüm bunların yanında İİK’nın 204 maddesi, “Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur.
    İflas masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur.
    Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlıyacak kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır’ hükmünü içermektedir. Bu madde içeriğinde, alacaklının kısmen tatmin edildiği halde bile, alacağın tamamının masaya kaydı gerektiği belirtmiştir. Ödemenin iflasın açılmasından önce veya sonra vuku bulması, alacağın tamamının masaya kaydedilmesi bakımından fark yaratmaz. Yasa “kayıt”tan söz ettiğine göre bu bir masa borcu ya da “iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak” olmayıp iflas alacağıdır ve üçüncü fıkrada açıkça söylendiği gibi “taksim” yani paraların sıra cetveline uygun biçimde düzenlenen pay cetveli ile paylaştırılması sırasında ödenecektir; bu ödeme için tasfiye bakiyesinin kalması hali gibi bir düzenleme bulunmamaktadır. Alacaklı birlikte borçlu olan kimse tarafından kısmen tatmin edilmişse tatmin edilmediği kısım için alacaklı, yaptığı ifa kısmı için de birlikte (olayımızda müteselsil) borçlu masaya kayıt hakkını haizdir (İİK m.204/II).
    Somut olayda, dava dışı işçiler alt işveren ... Enerji İnş. San ve Tic. Ltd. Şti’nin de aralarında bulunduğu birkaç alt işveren yanında dönemler halinde, davacı (üst işveren) ... Elektrik Dağıtım AŞ tesislerinde çalışmış; iş sözleşmesi çerçevesinde kurulan ilişkinin sona ermesi üzerine üst işverenle birlikte alt işverenlere karşı iş mahkemesinden aldığı ilamı icra takibine konu etmişlerdir. İcra emri tebliğinden sonra üst işveren konumundaki davacı şirket dosya borcunu ödemek suretiyle icra dosyasını infazen kapatmış ve işçilerin çalıştığı dönemlere isabet eden tutarlar için alt işverenlere rücu etmiştir.
    Dava konusu alacak esasen dava dışı işçilerin çalıştığı dönemde ve nihayet iş sözleşmesinin sona ermesi ânında doğmuştur. Ödeme ile şirketin şahsında yeni bir alacak doğmuş değildir, doğan sadece rücu hakkıdır.
    Bu durumda mahkemece, temel alacağın alacaklısı olan dava dışı işçilerin halefi sıfatıyla davacı ...Ş. alacağının rücu hakkı kapsamında ve iflas alacağı olarak sıra cetveline kaydına karar verilmesi ve işçilerin iş sözleşmesine dayalı alacağı İcra ve İflâs Kanunu'nun 206’ncı maddesinin birinci sırasında gösterilen şartları taşıyor ise, davacı ...Ş. alacağının da (yine halefiyet esası gereği) sıra cetvelinde birinci sıraya yazılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle davacı alacağının genel alacak olarak değerlendirilmesi suretiyle, davanın usulden reddedilmesi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden davacı yararına BOZULMASINA, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi