22. Hukuk Dairesi 2016/17297 E. , 2019/14536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 20/11/2008-25/02/2014 tarihleri arasında davalıya ait teknik servis biriminde işçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve mesnetsiz olarak davalı yanca feshedildiğini, 25/02/2014 tarihinde haricen bir firmadan para aldığı iddiasıyla işten kovulduğunu, fesih bildiriminin yazılı olması gerektiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının ... Elek. San. Tic. Ltd. Şti."nden usulsüz bir şekilde para talep ettiğini, davalı çalışanı ..."yü tehdit edip hakaret ettiğini, fesih bildiriminin noter aracılığıyla yapıldığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı tanığının beyanı doğrultusunda davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacakları hüküm altına alınmış ise de; davacı tanığı davalı işyerinde davacı ile birlikte 2009-2011 yılları arasında çalıştığını beyan etmiş olup; tanığın davacının çalışma düzenine ilişkin bilgisinin çalışma süresi ile sınırlı olduğu dikkate alınmalıdır. Bu itibarla, gerekirse davacı tanığına ait sigorta kayıtları da getirtilmek suretiyle, tanığın davacı ile birlikte çalıştığı süre belirlenerek bu süre ile sınırlı olarak davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gereklidir.
3-Taraflar arasında temyiz aşamasında sunulan ödeme belgesinin dikkate alınıp alınamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, temyiz aşamasında, davacı adına 10/03/2014 tarihli yıllık izin ücreti açıklamalı 526,61 TL miktar içeren banka dekontu davalı tarafça dosyaya sunulmuştur. Sözü edilen belge ilk kez temyiz aşamasında sunulmuş ise de; ödeme belgesi mahiyetinde kabul edilmelidir. Ödeme belgesinin hakkı ortadan kaldıran özelliği nedeni ile yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereklidir. Bu sebeple ibraz edilen dekont içeriğinin davacı işçiden sorulması ve davalının savunmasına karşı diyecekleri sorularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.