12. Ceza Dairesi 2021/3468 E. , 2021/8995 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 839,31 TL maddi, 30.750,00 TL nakdi kefalet faizi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/108 esas 2013/148 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürmeye azmettirme suçundan 14.12.2011-20.01.2012 tarihleri arasında 37 gün tutuklu kaldığı, 200.000,00 TL nakdi kefalet karşılığında tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilmesi üzerine 25.09.2013 tarihinde nakdi kefaletin davacıya ödendiği, beraat hükmünün 04.09.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK"nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 4.000,00 TL maddi, 24.855,00 TL nakdi kefalet faizi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 3.422,55 TL maddi, 5.702,44 TL nakdi kefalet faizi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, hükmedilen manevi tazminatın belirlenen kriterlere uygun olmayacak şekilde fazla tayini, geliri, gözaltı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 839,31 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin hatalı belirlenmesi sonucu hesaplanan 782,55 TL"nin ve 29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmediği gibi tazminat davasının dayanağı olan beraat hükmü ile birlikte davacı lehine 2.640 TL vekalet ücretine hükmedildiği de dikkate alınmadan, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraatine hükmedilen davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği gerekçesiyle ""2.640"" TL vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması suretiyle maddi tazminatın fazla tayini, davacı lehine, maddi tazminat talebinin dayanağı olarak kabul edilen 200.000,00 TL nakdi kefaletin hangi tarihte yatırıldığına ilişkin alındı makbuzu ve hangi tarihte iade edildiğine dair bilgi veya belgelerin dosyada bulunmaması, nakdi kefalete yasal faiz yerine reel faiz uygulanarak faiz hesabı yapıldığının anlaşılması karşısında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyalarının kesinleşme şerhlerini içerir aslı veya onaylı örnekleri ile maddi tazminat talebine ilişkin ilgili belgelerin aslı veya onaylı suretleri getirtilip dosya arasına alındıktan sonra ilgili kayıt ve belgeler üzerinde gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak, davacı tarafından yatırıldığı iddia olunan nakdi kefaletin hangi tarihte yatırılıp hangi tarihte iade edildiğinin kuşkuya yer vermeyecek ve Yargıtay denetimine olanak sağlanacak şekilde belirlenmesinden sonra, sonucuna göre reel faiz yerine yasal faiz oranlarına göre gereğinin takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması, mükerrer açılan davanın olup olmadığı hususlarının araştırlması gerektiği, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 839,31 TL maddi, 30.750,00 TL nakdi kefalet faizi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya hükmedilmiş olup,
Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının nakdi kefalet olarak 20.01.2012 tarihinde yatırdığı 200.000,00 TL"nin geri ödenme tarihi olan 25.09.2013 tarihine kadar geçen süredeki yasal faizinin 30.279,45 TL olduğu gözetilmeden 30.750,00 TL olarak hesaplanmak suretiyle davacı lehine fazla tazminata hükmedilmekle beraber davacının dava dilekçesinde nakdi kefalet faizi olarak 24.855,00 TL’nin ödenmesi talebinde bulunmasına rağmen, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak talep edilen miktardan fazla olacak şekilde 30.750,00 TL maddi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. paragrafında yer alan ""30.750,00 TL"" ibaresi çıkarılarak yerine ""24.855,00 TL"" ibaresinin eklenmesi ve buna göre değişen toplam tazminat miktarı dikkate alınarak hükmün 3. bendindeki içeriği hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ""05.08.2017 tarih ve 694 sayılı KHK"nın 144. maddesi ile eklenen, 5271 sayılı CMK"nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin ikinci kısım ikinci bölümde yer alan 3.323,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine"" cümlesinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.