12. Ceza Dairesi 2021/2101 E. , 2021/8985 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık ...’in temyiz isteminin reddi,
Sanık ... hakkında; TCK’nın 85/1, 50/1.a-3, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık ...’ in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin reddine dair ek karar ile sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık ...’in temyiz isteminin incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilip, 04.11.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK"un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra, 15.12.2020 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair 17.12.2020 tarihli ve 2019/130 Esas, 2020/172 Karar sayılı ek kararın usul ve Kanuna uygun olduğu anlaşıldığından; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan ek kararın isteme uygun olarak ONANMASINA;
B-Sanık ...’ın temyiz isteminin incelemesinde;
Sanık ...’ın savunmasının talimat yoluyla alınması amacıyla yazılan iddianameye ekli müzekkere içeriğinde “CMK"nın 196/2. maddesinin son cümlesine göre ifadesini esas mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin sorulması” hususuna yer verildiği, talimat mahkemesince sanığa iddianame ve eklerinin okunduğu, sanığın da haklarını anladığını, müdafii istemediğini, savunmasını kendisi yapacağını, açıklamada bulunmaya hazır olduğunu beyan ederek savunmasını yaptığı gözetildiğinde, tebliğnamedeki sanığın duruşmadan vareste tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Ölen ..."ın, sanık ..."in sahibi olduğu ve sanık ..."un inşaat işlerini yürüttüğü inşaatta işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde ..."ın, inşaata çalışırken inşaat iskelesinden düşerek yaralandığı, 01/06/2011 tarihinde hayatını kaybettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun 22/01/2014 tarih ve 26865286-101--01.02-14/2381/168 sayılı kurul raporunda işçinin yüksekten düşmesi ile ölümü arasında illiyet bağının kurulduğu, 18/11/2014 tarihli heyet raporunda da belirtildiği üzere; işçilerin çalışmaları sırasında şahsi güvenliğini sağlamak bakımından birinci dereceden sorumlu olması gerekirken dikkatli ve tedbirli hareket etmeyen, mesleki öngörme yetenek ve kabiliyetini kullanmayan ve kendi can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir çalışma şekli izleyen kazalı işçi ..."ın tali kusurlu olduğu, kaza olayının meydana geldiği inşaatı deneyimli ve yetkili bir teknik personel nezaretinde yaptırmayan, yapı iş ve defteri tutmayan, kazanın meydana geldiği inşaat alanında gerekli güvenlik tedbirlerini almayan, iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için yasak, uyarı, uyulması zorunlu davranış ve bilgilendirmeye ihtiyaç olan noktalarda güvenlik ve sağlık işaretleri kullanmayan, işçisi hakkında özlük dosyası bulundurmayan, işbaşında gerekli kullanılması gereken kişisel koruyucu malzemeleri vermeyen, mesleki eğitim belgesi aldırmadan sigortasız işçi çalıştıran ve kazayı ilgili mercilere bildirmeyen işveren sıfatı ile ..."un ve ..."in asli kusurlu olduğu; ÇSGB tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bilgisine başvurulan sanık ...’ın nisan 2010 da alınan beyanında da belirttiği üzere; sanık ... ile işin yapımı hususunda yevmiye usulü anlaşmalarının akabinde kendi köyünden bulduğu usta ve işçilerle inşaatı yapmaya başladıkları, ayrıca dosyada mevcut 18/10/2009 tarihli sanıklardan ..."un imzasını taşıyan belgeye göre ... ile aralarında taşeronluk ilişkisi bulunduğu, ÇSGB tarafından düzenlenen 30/04/2010 tarih ve HAT 044 numaralı raporda diğer sanıklar yanında taşeron ..."ın da işin yapımı sırasında iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak amacıyla işyerinde korkuluk sistemi kurmadan, yüksekte çalışan işçilere emniyet kemeri temin etmeyerek, işin yapımı sırasında işçilere gerekli eğitimi vermeyip, işçilerin sağlığını ve güvenliğini kendi inisiyatiflerine bırakmaktan %35 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla,
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim hükümleri kapsamında 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılması gerekirken 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (3.b) numaralı paragrafında yer alan ‘’2 yıl 1 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine ‘’ 1 yıl 8 ay’’ ibaresinin; (3.d) numaralı paragrafında yer alan sırasıyla ‘’750 gün’’ ibaresinin çıkartılarak yerine ‘’605 gün’’ ibaresinin; yine aynı paragrafta yer alan ‘’ 15.000,00 TL’’ ibaresinin çıkartılarak yerine ‘’12.100 TL’’ ibaresinin yazılmasına; hükümdeki usul ve Kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.