4. Hukuk Dairesi 2016/8354 E. , 2018/6209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : 1-... 2-... vekilleri Avukat ...
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 17/04/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava; haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılardan ...’ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, diğer davacılar bakımından reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; davalı ...’ın olay tarihinde davacı ...’u kaçırmaya teşebbüs ettiğini, diğer davalı ...’ın ise ona yardımda bulunduğunu, eylemin davacının namusuna yönelik olması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek oluşan manevi zararın davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; Davacı ...’un kaçırılma girişimi esnasında yaşadığı korku dışında ruh sağlığını etkileyecek bir hususun olmadığından bahisle davacı ... yönünden 1.000,00 TL manevi tazminata, davalıların eyleminin diğer davacıların namuslarına yönelik bir saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle Aynur ve Ali yönünden ise manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 58. hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, davalıların eyleminin niteliği, eylemin davacı üzerindeki etkisi ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı ... yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Davacılar ... ve ..."ün temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, davalıların birlikte, davacılar Ali ve Aynur"un ortak çocukları reşit olmayan diğer davacı ..."a yönelik hürriyeti tehdit eyleminde bulundukları, evlenme vaadiyle de olsa kaçırma teşebbüsünde bulundukları, kendileri dışındaki sebeplerle eylemi tamamlayamadıkları; olay yeri ve oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde davacılar Ali ve Aynur"un da kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
Şu halde; kişilik hakları saldırıya uğrayan davacılar Ali ve Aynur yönünden de uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu davacılar yönünden davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.