10. Hukuk Dairesi 2014/14324 E. , 2014/18048 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle, davacı tarafından 21.04.2008 tarihinde aynı mahkemede açılıp 2009/819 Esas numara ile sonuçlanan davadaki 01.06.1994 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti isteği, yargılama aşamasında elde edilen deliller değerlendirilip, Türkiye Kalkınma Vakfına teslim ettiği bal ürünü bedelinden yapılan kesintiler nedeniyle 01.07.1994 – 31.12.1994 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği görülmüş; davacı, 27.09.2013 tarihinde harçlandırdığı dilekçede, bal ürünü teslim ettiği Türkiye Kalkınma Vakfının arşivini sonradan kendisi araştırarak tevkifata ilişkin yeni belgeler bulduğunu belirterek yargılamanın iadesi yoluyla 01.06.1994 – 21.04.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, sunulan belgelerin yargılamanın iadesini gerektirecek şekilde sonradan elde edilen belge niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2010 tarih ve 201/10-380 Esas ve 201/420 Karar sayılı ilamı ile davalı Kurum tarafından çıkarılan 26.03.1994 tarih ve 4 nolu tebliğin “D” bendinde belirtildiği gibi, çiftçilerin, Bağ-Kur primlerinin sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle ödendiğini ispatlayabilmeleri, kendilerine verilen
belgeleri muhafaza etmelerine bağlı olup; her ne kadar ürün teslim edilen vakıf tarafından yargılama aşamasında bu belgeler sunulamamış ise de, davacının da, muhafaza etmesi gereken tevkifat belgelerini yargılama aşamasında sunmadığı gözetildiğinde, mahkemenin kesinleşen kararında reddedilen süreye ilişkin sunulan tevkifat belgesinin yargılamanın iadesini gerektirecek şekilde sonradan elde edilen belge niteliğinde olmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Üye ... muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler; ..., ... ve ..."ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 19.09.2014 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, ... İş Mahkemesi"ne açtığı dava ile; 01.06.1994 tarihinden dava tarihi 21.04.2008"e kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekilinin süresinde yaptığı yetki itirazı üzerine, Mahkeme; yetkisizlik kararı vermiş ve dosya yetkili ... İş Mahkemesine gönderilmiştir.
Dava dosyası, ... 6. İş Mahkemesini"nin 2008/612 Esas kayıt edilmiş ve yapılan yargılama sonunda; davacının, 01.07.1994 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir.
Kısmi kabul kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
DAİREMİZ; "davacı adına yapılan kesintinin, Haziran 1994 tarihinde Türkiye Emlak Bankası ...-... Şubesine yatırıldığından, bu tarihi takip eden aybaşı 01.07.1994 tarihinden, 31.12.1994 tarihine kadar verilen tespit kararı yerinde ise de; sonraki dönem yönünden tarımsal faaliyet kanıtlanamadığından, bu yılların kabulü yerinde değildir." diyerek, kararı bozmuştur.
MAHKEME, bozmaya uymuş ve bozma doğrultusunda kısmen kabul kararı vermiştir. Bu kararı taraflar temyiz etmişler; DAİREMİZCE, verilen bu karar onanmıştır.
Davacı vekili; ANKARA 6. İŞ MAHKEMESİ"nin 28.12.2009 günlü ve 2009/887 sayılı kararının ortadan kaldırılarak, müvekkilinin 01.06.1994 tarihinden dava tarihi 21.04.2008"e kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME, sonradan elde edilen belgelerin, yargılamanın yenilenmesini sağlayacak belge statüsünde olmadığından, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermiştir. Bu kararı davacı vekili temyiz etmiş, DAİREMİZ;
"Davacının belgeleri muhafaza etmediğinden, vakıf tarafından yargılama aşamasında bu belgelerin sunulmamasından dolayı, mahkemenin yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE" ilişkin mahkeme kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi"nin 19.09.2014 günlü ve 2014/14324 E-2014/18048 K. sayılı ONAMA kararına katılamıyorum.
Bunları şöyle sıralamak istiyorum;
1-Davacı hiçbir okulu bitirmemiş, yaklaşık 70 yaşında, sağ el başparmağı bulunmayan bir çiftçidir. ... İl"i ... İlçesi, ... Köyünde oturmaktadır. Tapulu olmayan 45 dönüm arazisi ve 80 adet arı kovanı bulunmaktadır. 1990 yılından 2001 yılına kadar bal yetiştirip satmıştır.
... Tarım Kredi Kooperatifinde 30.01.1969-19.11.2004 tarihleri arasında üyelik kaydı vardır. Yine, aynı İlçe"nin Ziraat Odası kaydı 12.04.2005 tarihinden bu yana ve halen devam etmektedir. Çeşitli yıllarda Zirai Kredi kullanmıştır.
... Bağ-Kur İl Müdürlüğü"ne verdiği 15.11.2007 tarihli dilekçe ile; Türkiye Kalkınma Vakfı Şube Müdürlüğüne (...-... İlçesine) Mayıs 1994 tarihinde bal teslim ettiğini, prim tevkifatının, Türkiye Emlak Bankasının ...-... Şubesine 21.06.1994 tarihinde yatırıldığını, kendisine sigortalılık verilerek, ... İl"indeki tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Bağ-Kur İl Müdürlüğü davacıya verdiği 24.01.2008 günlü cevapta; Tevkifatın Kurum kayıtlarında olduğunu, zamanaşımı nedeniyle sigortalılık verilmeyeceğini bildirmiştir.
Davacı, verilen bu cevap üzerine, bu davayı açmak zorunda kalmıştır.
Türkiye Kalkınma Vakfı kırsal alanda gelir getirici projeleri yaygınlaştırmak amacıyla 1969 yılında kurulan resmi bir kuruluştur. Davacı, Mayıs 1994 tarihinde bu kuruluşa bal teslim ettiğine göre; bizim içtihatlarımızda, resmi kuruluşlarda, bu ayı takiben, yani 01.06.1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığı kabul edilmesi gerekirken, tevkifatın bankaya yatırıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.07.1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur"lu olarak kabulü, maddi bir yanılgıya dayanmaktadır. Mahkemenin kararı ve bu kararı onayan Dairemiz kararı, sırf bu sebeple usule ve yasaya aykırıdır.
2-Davaya bakan ... 6. İş Mahkemesinin hakimi, yargılama sırasında bir maddi hata daha yapmış ve davacının bal tesliminin ...-... İlçesinde Şubesi bulunan Türkiye Kalkınma Vakfından sorulması yerine; büyük bir hata sonucu ... Türkiye kalkınma Vakfı Şubesinden sormak suretiyle davacının davasının 1995 ve sonrası için, reddine sebebiyet vermiştir. Şayet, ...-... İlçesi"nden sormuş olsaydı, en azından davacının yargılamanın iadesine dayanak yaptığı, Mayıs 1996 ve Nisan 2001 yıllarındaki tevkifatlar gözetilerek, 1994, 1995, 1996 ve Nisan 2001-31.12.2001 arası tarım Bağ-Kur sigortalılığı verilebilirdi. 1995-1996 ve Nisan 2001-31.12.2001 arası sigortalılığı ortadan kaldırılarak davacı mağdur edilmiştir. Emekli olma şansı bile elinden alınmıştır.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasanın 374"ncü maddesi hangi kararlara karşı yargılamanın iadesi isteminde bulunabileceğini düzenlemiştir.
Bu maddeye göre, "Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir" şeklinde bir düzenleme öngörülmüştür.
Davacı, HMK"nun 375/1-ç"ye göre yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmaktadır.
(ç) bendinde: "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması yargılamanın iadesi nedeni saymaktadır. Davacı, Türkiye Kalkınma Vakfı Ankara-Kazan Arıcılık Şube Müdürlüğü"nden kendisine verilen Mayıs 1996 ve Nisan 2001 tarihli tevkifat belgelerini elinde bulundursaydı, Mahkemeye sunabilirdi. Fakat, tevkifatın hangi kuruluşça yapıldığını Mahkemeye bildirdiği halde; Mahkeme
büyük bir hata sonucu ... İl"inden sormuştur. Haliyle, tevkifat olmadığı söylenince, 1995 sonrasının reddine karar verilmiştir. Mayıs 1996 ve Nisan 2001 yıllarında devlet bankalarınca alınan tevkifatlar, Mahkeme tarafından ilgili kuruluştan sorulsaydı, dosyaya konur ve kendisine gerekli sigortalılık verilirdi. Bu belgelerin daha önce verilen hükümde, davacı lehine değişiklik yapacak bir güçte olduğu kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi; 20.01.1972 tarihinde ( E: 477, K: 331 ) verdiği kararda; Resmi Dairenin gerçeğe uygun olmayacak şekilde kayıt çıkarması, doğru kaydı Mahkemeye getirmeme bakımından, davalı için mücbir sebep sayılır. Mahkemece, bu durum gözönünde tutularak yargılamanın iadesi kabul edilmelidir. "İçtihadında bulunmuştur. Bu davada hakimin yanlışı, İçtihattaki maddi olgudan daha fazladır.
Bu belgeler yargılamanın iadesine karar verilebilecek güç ve nitelikte olduğundan; Dairemizin yargılamanın iadesini kabul etmemesi, usul ve yasaya aykırıdır.
4-Dairemiz; tevkifat belgelerinin davacı tarafından muhafaza edilip, zamanında Mahkemeye vermemesini, yargılamanın iadesinin kabul edilmemesine gerekçe göstermiştir. Bu düşünceye de şu nedenle itibar edilmemektedir. Davacının hiçbir okuldan mezun olmaması, 70 yaşında bir kişi olması köyde çiftçilik yapması gözetildiğinde; ayrıca tevkifatın resmi bir kuruluş tarafından yapıldığına da güvenerek, sigortalılık hakkının kaybolmayacağı düşüncesiyle kusurlu sayılması olanaksızıdır.
Ülkemizde çalışan 4/a, 4/b, 4/c sigortalıların yüzde kaçının elinde sigorta bilgi ve belgeleri bulunmaktadır ki; davacının, bu tevkifat belgelerini muhafaza etmemesinden dolayı kusurlu sayılması gerekmektedir.
Bütün bu nedenlerle yargılamanın iadesini reddeden mahkeme kararını onaylayan Dairemizin kararına iştirak etmediğimi saygı ile sunarım.