5. Hukuk Dairesi 2019/8586 E. , 2020/513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü uyarınca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar, sulh protokolü uyarınca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Öncelikle 5393 sayılı Belediye Kanununun 18. maddesinin (h) bendi uyarınca; vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL"den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar verme yetkisinin Belediye Meclisinde olduğu gözetilerek, protokolün bu usule uygun düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde; taraflar arasında düzenlenen Sulh protokolünün 3.maddesinin C bendinde yer alan "Dosyanın, sulh protokünde belirlenen bedelin altında olacak şekilde belediye lehine bozulması halinde, bozma bedeli esas alınarak yeni bir düzenleme yapılacaktır." yönündeki maddesi uyarınca ve 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 6745 Sayılı Yasanın 35.maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12.maddede yer alan 24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda
tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanunun geçici 6"ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmüne göre ek rapor alınarak sulh protokolü ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.