22. Hukuk Dairesi 2019/414 E. , 2019/14384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : DİSİPLİN CEZASI İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13-14 Aralık 2014 tarihinde yapılan 5. olağan genel kurulda ... genel başkanlığına seçildiğini, müvekkilinin genel başkanlık görevini yerine getirmesinin genel merkez yönetim kurulunun sair zamanlarda yaptıkları toplantılarda alınan kararlarla engellendiğini, tüzük hükümleriyle davacıya tanınan yetkilerin yönetim kurulu kararlarıyla değiştirildiğini, özel kalemi ve makam şoförünün işlerine son verildiğini, davacının mali yetkilerini elde etmek amacıyla imza sirküleri düzenlediklerini, Büro Memur - Sen Mali İşler Yönetmeliği adı altında yönetmelik çıkarttıklarını, ... 15. İş Mahkemesinin 2012/771-2012/1374 E.K. sayılı kararı ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2013/4040- 2012/3901 E.K. sayılı kararı ile bankaların imza sirküleri ve yönetmelik hükümlerini kabul etmemesi üzerine denetleme kurulunun devreye sokulduğunu, denetleme kurulunca hazırlanan 05/06/2015 tarih ve 09 sayılı rapor dayanak gösterilerek 10/06/2015 tarih ve 94 sayılı yönetim kurulu kararıyla müvekkilinin geçici olarak görevden el çektirildiğini, ... 2. İş Mahkemesinin 2015/612 esas sayılı dosyası kapsamında 22/6/2015 sayılı karar ile yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulması ve denetleme kurulu kararının tedbiren durdurulması yönündeki talebin reddine karar verildiğini, karar üzerine göreve dönen müvekkiline 01/07/2015 tarihli yönetim kurulu kararıyla tekrar 3 ay süreyle görevinden el çektirildiğini, ilgili yönetim kurulu kararının iptali için ... 12. İş Mahkemesinin 2015/1005 esas sırası ile dava açıldığını, dava devam ederken yönetim kurulunun 30/09/2015 tarihinde ve 30/12/2015 tarihinde 3 aylık geçici görevden el çektirme kararlarını aldığını, ... 14. İş Mahkemesince 30/12/2015 tarihli yönetim kurulu kararının uygulanmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiğini, görevine dönen müvekkiline 13/04/2016 tarih ve 62 sayılı yönetim kurulu kararı ile 3 ay süreyle görevden el çektirildiğini, ... 20. İş Mahkemesi kararı ile bu karar hakkında da tedbiren durdurulma kararı verildiğini, yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanan sendika genel merkez disiplin kurulunun 14/05/2016 tarih ve 2016/6 sayılı kararıyla müvekkilinin farklı gerekçelerle 3"er ay toplamda 6 ay süreyle geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma ve kınama cezası ile cezalandırıldığını, disiplin kurulu kararına dayanak olan ... Disiplin Kurulları Yönetmeliğinin 17. maddesinin (h) ve (i) bentlerinin sendikanın resmi internet sitesinde de yayında bulunan yönetmelikte mevcut olmadığını, henüz yayınlanmamış ve onaylanmamış bir yönetmeliğe dayanılarak müvekkiline ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; Yargıtay kararlarına göre sürekli 3 aylık işten el çektirme kararı verilmesinin üyelikten çıkarma niteliğinde olduğunu, Denetleme Kurulu raporlarının alınmadığını, ... 20. İş Mahkemesinin 2016/ 274 esas sayılı dosyasında verilmiş ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, süreklilik arz eden kararların genel başkanlık yetkilerini kullanmasını engellenmesinin yanı sıra üyelikten çıkarma niteliğinde olduğunu ileri sürerek sendika disiplin kurulunun 04/05/2016 tarih ve 2016/6 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
Davacı hakkında tesis edilen disiplin cezalarının hukuka uygun olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Sendika tüzüğünün 32’nci maddesinde;
“a) Sendika tüzüğüne, amaç ve ilkelerine aykırı hareket ettiği ileri sürülen sendika ve sendika şubesi yöneticileri ve üyeleri hakkında soruşturma yapmak, soruşturma sonucunda suçlu bulunanlara uyarma, kınama ve geçici olarak işten el çektirme ya da üyelikten geçici ihraç cezalarından birini vermek,
b) Sendika şube disiplin kurulları tarafından, sendika üyeleri hakkında verilen ve ilgililerce itiraz edilebilmesi üzerine incelenmesi istenilen, şube disiplin kurulu kararlarını incelemek ve sonucunu gereği yapılmak üzere şube başkanlığına göndermek,
c) Sendikadan ihracı gerektiren suçlar hakkında hazırlanan raporları incelemek ve görüşünü belirleyerek genel kurula sunmak,
d) Alınan her türlü kararları ilgililere ve genel kurula bildirmek”
hususları Sendika Disiplin Kurulunun görev ve yetkileri arasında belirtilmiştir.
Sendika Disiplin Yönetmeliğinin 17’nci maddesine göre de;
“a)Tüzük ve yönetmelik hükümleri ile yetkili organların kararlarına aykırı davranışta bulunmak
b)Kendisine verilen yetkileri kötüye kullanmak
c)Sendikayı kişisel çıkarları için kullanmak
d)Sendikanın amaçlarının gerçekleşmesine engel olacak eylem, söz veya çalışmalarda bulunmak
e)Sendika bütçesinden almış olduğu parayı sendikal amaç dışında kullanmak
f)Tüzüğün 4 ve 5. maddelerine aykırı davranmak
g)Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerine, Şube Yönetim Kurulu üyelerine hakarette bulunmak”
hususları yönetim kurulu üyelerine geçici olarak işten el çektirme cezası verilebilecek durumlar olarak belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta sendika disiplin kurulunun 14/05/2016 tarih ve 2016/6 sayılı kararı ile “Genel Başkan ..."ın 275.000,00 TL"lik fatura nedeniyle kendisine verilen yetkileri kötüye kullanmak, sendikanın mali açıdan zarar görmesine neden olacak kasıtlı davranışlarda bulunmak, Türk Ceza Kanununda yer alan güveni kötüye kullanma nedeniyle kamu davası açıldığı anlaşıldığından, adı geçen genel başkan hakkında; Büro Memur Sen Genel Disiplin Kurulları Yönetmeliğinin 17. maddesinin (b), (h), (i) bentlerini İhlal etmesi nedeniyle 3 (üç) ay süre ile geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırılması cezasına, Skoda SüperB marka 06 BM 2760 plakalı araçla ilgili olarak aynı Yönetmeliğin 17. maddesinin (a), (h), (i) bentlerini ihlal etmesi nedeniyle 3 (üç) ay süre ile geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırılma cezası olmak üzere toplamda 6 (altı) ay süre ile geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırılma cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmiştir.
Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
1-Öncelikle davacının makam aracını iade etmemesi nedeniyle almış olduğu disiplin cezasının hukuka uygun olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Disiplin Kurulu kararına göre, davacının, sendika tüzel kişiliğine ait olan ve sendikal hizmetlerde kullanma amaçlı Skoda SuperB marka aracı görevden uzaklaştırıldığı 01/07/2015 tarihinden itibaren tüm uyarılara rağmen sendikaya getirmediği, 23/07/2015 tarihli ihtarname tebliğine rağmen aracı iade etmediği gerekçesiyle davacı hakkında disiplin cezası tesis edildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacı tarafından da araç 19/10/2015 tarihinde sendikaya iade edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı 01/07/2015 tarihinde geçici olarak görevden uzaklaştırılmış ise de, söz konusu geçici görevden uzaklaştırma kararının hukuka aykırı olması nedeniyle mahkemece iptaline karar verildiği ve kararın Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2015/34196-2016/102 E.K. sayılı ilâmı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının geçici görevden uzaklaştırma kararı hukuka aykırı olduğundan, bu karara istinaden aracın iade edilmemesi sebebiyle 14/05/2016 tarih ve 2016/6 sayılı Disiplin Kurulu kararı ile tesis edilen 3 ay süreyle geçici görevden uzaklaştırma kararı da hukuka aykırı olup bu yönden disiplin kurulu kararının iptaline karar verilmelidir. Eksik inceleme ile verilen karar isabetsizdir.
-İkinci olarak davacının 275.000,00 TL tutarındaki fatura sebebiyle sendikayı zarara uğrattığı gerekçesiyle tesis edilen disiplin cezasının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosya içeriğinden, sendika yönetim kurulu kararı ile genel merkez binasında ek kat yapımı ve tadilat icrasına karar verildiği, bu kapsamda yüklenici firma ile KDV hariç 975.000,00 TL karşılığı sözleşme imzalandığı, bununla birlikte sözleşme kapsamı dışında bir kısım tadilatların da yapılması sebebiyle yüklenici firma tarafından sendikaya 275.000,00 TL tutarında alacak tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince sendika başkanı olan davacının, yönetim kurulu kararı olmaksızın yaptığı tasarruflarla sendikayı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi yetersiz olduğu gibi, bilirkişinin ihtisas alanı da dosyadan anlaşılamamaktadır. Diğer taraftan dosya kapsamına getirtilen ve disiplin cezasına konu olay sebebiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık olan davacının beraati ile sonuçlanan ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/179-2018/25 E.K. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporları ile de çelişkiler mevcut olduğu görülmektedir.
Mahkemece, dosya kapsamına sunulan tüm deliller, ceza dosyası, yüklenici şirket ile sendika arasında görülmekte olan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/233-2019/151 E.K. sayılı dosyasında mevcut deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak sendika genel merkezine sözleşme dışı yaptırılan işler somut olarak belirlenmeli, bu işlerin tamamının münhasıran davacının talimatı ile yapılıp yapılmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, sözleşme dışı yaptırılan işlerin gerekli olup olmadığı saptanmalı, yaptırılan işlerin bedeli ve sendikanın zarara uğratılıp uğratılmadığı tespit edilmeli ve bu hususlara ilişkin aralarında inşaat mühendisi ve sayıştay uzman denetçisinin de yer alacağı bilirkişi kurulundan somut ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.