1. Hukuk Dairesi 2020/1257 E. , 2021/3653 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedel davası sonunda, yerel mahkemece davalılar ...... bakımından iptal tescil davasının kabulüne, diğer davalı ...’a vekaleten yapılmış bir devir bulunmadığından davalı ... bakımından davanın reddine, dava dışı ...’ya yönelik taleplere ilişkin usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, iptal tescile karar verilen paylarda davalı ...’in malik olmadığı, bu bakımdan davalı ... hakkındaki iptal tescil davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... bakımından kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...’a ilişkin taleplerin reddine, çekişme konusu taşınmazların davalı ... adına kayıtlı 1/4’er paylarının iptali ile davacı adına tesciline,... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Davacı, henüz 17 yaşında iken eşi İbrahim’in ölümüyle yeni doğmuş bebeği ... ile bir başına kaldığını, eşinin ağabeyi olan davalı ...’in “kızım sen bu işlerle uğraşma çocuğunla buralarda perişan olma bana bir vekaletname çıkart ben de intikal ve SGK maaş işlemlerini takip edeyim” demesi üzerine ölen eşinden kalan taşınmazların intikal işlemleri için adı geçen davalıya vekaletname verdiğini, vekilin kandırarak aldığı vekaletname ile mirasbırakan....’e ait 8065 ve 1733 (yeni 1059 ada 6) parsel sayılı taşınmazların ...mirasçıları adına intikalini sağladıktan sonra taşınmazları kardeşleri olan diğer davalılara devrettiğini, kandırıldığını anladıktan sonra davalı ...’i vekillikten azlettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiş, aşamada, taşınmazların 1/4’er paylarının iptali ile ...mirasçıları olarak kendi ve velayeti altındaki kızı ... adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar, 8065 parsel sayılı taşınmazda ..."ya ait 3/4 pay ile 1059 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait 1/4 payın, taraflar arasında imzalanan "anlaşma belgesidir" başlıklı sözleşme uyarınca davalılara devredildiğini, 8065 parsel sayılı taşınmazdaki davacının 1/4 payının bedelinin ise davacının mirasbırakanı İbrahim"in borçlarının ödenmesi suretiyle karşılandığını, davacının 1059 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak sözleşmedeki edimini tam olarak yerine getirmediğini, hile iddiasının asılsız olduğunu belirtip davanın usulden ve esastan reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, vekil olan davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davacının taşınmazlardaki paylarını vekil eliyle temlik alan diğer davalı ...’nin bu durumu bilmesi gereken kişi olduğu, TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davalılar ...... bakımından iptal tescil davasının kabulüne, diğer davalı ...’a vekaleten yapılmış bir devir bulunmadığından davalı ... bakımından davanın reddine, dava dışı ...’ya yönelik taleplere ilişkin usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, iptal tescile karar verilen paylarda davalı ...’in malik olmadığı, bu bakımdan davalı ... hakkındaki iptal tescil davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... bakımından kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ...’a ilişkin taleplerin reddine, çekişme konusu taşınmazların davalı ... adına kayıtlı 1/4’er paylarının iptali ile davacı adına tesciline,... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ......ın 22.10.2007 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak davacı eşi ... ile kızı ...’nın kaldığı, davacının Sakarya 2. Noterliğinin 04.02.2008 tarihli, 1687 yevmiye nolu intikal ve satış yetkilerini içerir genel vekaletnamesi ile davalı ...’i vekil tayin ettiği, 10.03.2008 tarihinde davacının tapu müdürlüğünden bizzat talebi neticesinde mirasbırakana ait çekişme konusu 1059 ada 6 parsel ile 8065 parsel sayılı taşınmazların mirasçılar adına intikal işleminin yapıldığı, vekil olan...,’in davacının çekişme konusu 1059 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ¼ payının tamamını 26.12.2008 tarihinde; 8065 parsel sayılı taşınmazdaki ¼ payının tamamını ise 23.02.2009 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiği, diğer taraftan davacı ...’nin kızı ...’nın 8065 parsel sayılı taşınmazdaki ¾ payını eşit paylarla davalılar..., ..., ... ve Adnan’a 11.03.2008 tarihinde velayeten satış suretiyle temlik ettiği, mirasbırakan ile davalıların kardeş oldukları, davacı ... ile davalılar arasında imzalanan 15.01.2008 tarihli belgede; ortaklaşa aldıkları dava konusu taşınmazlarda mirasbırakan ile davalıların eşit oranda (1/4’er paylarla) hak sahibi olduklarının, taşınmazın aralarındaki güvene binaen mirasbırakan adına tescil edildiğinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi içeriğinden davacı ...’nin küçük çocuğu...’ya velayeten dava açtığı anlaşılmaktadır. Küçüğün payının velayeten bizzat davacı tarafından temlik edildiği sabit olmakla, bu pay açısından küçük ile davacı arasında menfaat çatışması bulunmakta olup bu husus kamu düzenini ilgilendirmektedir.
Hal böyle olunca, davada küçüğün kayyım aracılığıyla temsili ile davaya devam edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, davalı tarafça sunulan belge altındaki imza davacı tarafından 13.02.2019 tarihli celsede kabul edildiğine göre, belge içeriği nazara alındığında taşınmazların davacının eşi ...adına diğer davalı kardeşlerle birlikte emaneten tescil edildiği, vekaletin emaneten tescil edilen bu kısımların intikali amacıyla verildiği ancak davacının, eşi ...’den kendisine intikal edecek ¼ oranındaki miras payının intikalinin amaçlanmadığı, neticede taşınmazın 1/16 payı bakımından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile taşınmazın tamamı oranında iptal tescile karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nın 371/1-a maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK"nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.