11. Hukuk Dairesi 2018/938 E. , 2019/6405 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.05.2017 tarih ve 2013/241-2017/674 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01/04/1999-13/04/2012 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığını, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken primlerin ve telif ücretlerinin ödenmediğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca kullandırılmayan izinlerinin toplu olarak kullandırılmak istendiğini, iş bilgisayarlarına el konularak diğer çalışanlarla iletişim kurmasının engellenerek davalı işveren tarafından müvekkiline mobbing uygulaması yapıldığını, bu nedenlerle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, prim, telif, yıllık izin, ücret alacağı olmak üzere toplam 1.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin yönetim kurulu murahhas üyesi ve genel müdür unvanı ile görev yaptığını, şirkette %5 pay sahibi de olduğunu, davacının davalı şirketin tek Türk yönetim kurulu üyesi olduğunu, diğer yönetim kurulu üyeleri yabancı olduklarından ve yurtdışında ikamet ettiklerinden davacıya geniş yetkiler verildiğini, davalı şirketin son dönemde kötü yönetimi nedeniyle büyük zarara uğradığını, davacının işçilik alacaklarının bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkette %5 pay sahibi olduğu, murahhas aza ve genel müdür olarak görev yaptığı, davacının yönetim kurulu üyesi iken genel müdürlüğe getirildiği, murahhas azalıktan azledilen kimsenin aynı zamanda yönetim kurulu üyeliğinden de azledilmiş ise, yasa gereği üyelikten azli nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağı, sadece murahhaslıktan azli nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep edebileceği, ihbar ve kıdem tazminatından yararlanamayacağı, azle kendisinin sebebiyet vermesi halinde tazminat talebinde bulunamayacağı, pay sahipleri arasından seçilen müdürlerin sebepsiz azli iddiası ile tazminat talep edemeyeceği, sadece pay sahibi olmayanlar arasından seçilen müdürlerin tazminat isteyebileceği, davacının, işçi sayılamayacağı, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve benzeri diğer ücret alacaklarını talep edemeyeceği, davacının şirkette hizmet akdi ile çalıştığının kabulü halinde dahi sözleşmeyi kendisi feshetmiş olmakla haklı nedenle fesih yapıp yapmadığı ve belirtilen işçi alacaklarını hakedip haketmediği hususunun net olarak ortaya konulamadığı, bu yönüyle de alacak iddialarını ispatlayamadığı, hizmet sözleşmesinin feshinin geçerli bir sebebe bağlanmadığı, prim ve telif ücreti alacağı olarak bir hakkı olmadığı halde buna dayanarak sözleşmeyi kendisinin feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin davanın reddine dair verilen kararın temyizi isteminde hukuki yararın olmadığının anlaşılmasına, vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.