11. Hukuk Dairesi 2018/988 E. , 2019/6403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/12/2017 tarih ve 2015/445-2017/1003 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirketler vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı şirketler vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlere istediği an geri alabileceği taahhüdüyle 151.805 DM yatırdığını, karşılığında ortaklık durum belgesi verildiğini, kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıların faaliyetlerinin mevzuata aykırı olduğunu, davalılar hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıldığını, müvekkilinin zararından davalıların sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, davacının davalı şirketlerde hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 151.805 DM (77.616,66 Euro) karşılığı 155.000,47 TL"nin avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 155.000,47 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı yanın hisse senedinin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirketler vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın niteliği ve değeri nazara alınarak yargılamanın mahkeme hakimlerinden biri tarafından görülüp karar bağlanmasında hukuka aykırılığın bulunmadığının anlaşılmasına, mahkeme gerekçesinde davacının talebinin haksız fiile dayalı istirdat davası olduğunun belirtilmiş olmasına göre, davalı şirketler vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı iddiasına dayalı verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirketler vekilince, davacının hisselerinin bir kısmını satarak gelir elde ettiği ve 32.270 Euro tutarında bir meblağı davalılardan iade aldığı savunulmuş, kâr payı ödemesine ilişkin belge ile ortaklık durum belgeleri, “Baco” başlıklı belge, 26/07/2005 tarihli “kasa tediye makbuzu” ve hisse devrini gösteren belge ibraz edilmiştir. Bu suretle mahkemece, borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, dava konusu edilen alacağın belirlenmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, sunulan belgeler incelenip değerlendirilmeksizin ve gerekçede ödeme savunması hakkında bir hususa yer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketler vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirketler yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirketlere verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.