16. Hukuk Dairesi 2016/6884 E. , 2019/2600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... İlçesi Emirler Mahallesi çalışma alanında bulunan 159 ada 24 parsel sayılı 944,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve tapu kaydı ile kayıp yitik kişilerden kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen davanın reddi kararı, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından; her ne kadar taşınmazın orman bilirkişi raporuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve Hazinenin tutunduğu Nisan 1289 tarih 203 ve 221 sayılı tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı doğru olarak belirlenmişse de, davalı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Yasa"nın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların ne şekilde gerçekleştiği ve 14. maddedeki sınırın aşılıp aşılmadığının araştırılıp tartışılmadığı gerekçesiyle, mahallinde usulüne uygun keşif yapılmak suretiyle bu hususların araştırılması gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamı ilamına uyulduğuna göre, bozma ilamı lehine olan taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın zedelenmemesi için, bozma gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinden önceki durumunu ve kime ait olduğunu bilmediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca, taşınmazların geçmişteki niteliğini belirleme konusunda en önemli delil hava fotoğrafları olmasına rağmen, sadece 1999 tarihli hava fotoğrafının incelenmesiyle yetinilmiş, bu hava fotoğrafı ve memleket haritaları da jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi yerine taşınmazı sadece orman olup olmadığı yönüyle inceleyen orman mühendisi bilirkişisi tarafından incelenmiştir. Ayrıca ziraatçı bilirkişi raporuna eklenen taşınmaza ait fotoğraflarda taşınmazların sınırları işaretlenerek gösterilmediğinden görülen orman ağaçları ile taşlık ve çalılık kısmın, çekişmeli taşınmazın kapsamında olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, dosyadaki orman bilirkişi raporunda taşınmazda kısmen meyve ağaçları oluğu, kısmen tarla olarak kullanıldığı ve bazı kısımlarında yabani otlar ve çalıların bulunduğu belirtildiği halde, ziraat bilirkişisinin taşınmazın 1988 yılından bu yana imar-ihyasının tamamlanarak tarla olarak kullanıldığı şeklindeki raporu ile aradaki çelişki de giderilmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 18.11.2008 tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç farklı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya arasına konulmalı, sonrasında davada yararı bulunmayan yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ile fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri bilirkişi kurulundan oluşan bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılmalı; keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın önceki niteliği, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle, tespite aykırı bir sonuca ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenerek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli; 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş, sınırlarını gösterir fotoğraflarının da yer aldığı, taşınmazın önceki ve mevcut niteliklerini, ne kadar süredir ne şekilde kullanıldığı hususlarını açıklayan ve dosyada yer alan ziraat bilirkişi raporunu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, hava fotoğraflarının çekildikleri tarih itibariyle çekişmeli taşınmazın geçmişteki niteliği, imar-ihyasının tamamlanmış olup olmadığı, ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, sınırlarının belirgin olup olmadığı hususlarındaki tespitlerini içerir, uydu fotoğraflarını da irdeler rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek Bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden yetersiz araştırma ve inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.