16. Hukuk Dairesi 2016/8591 E. , 2019/2591 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... İlçesi Saraç Köyü çalışma alanında bulunan 134 ada 6 parsel sayılı 1.910,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve eklemeli zilyetlik nedeniyle bir katlı yığma ev ve arsası vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar Ünal ve ..., çekişmeli taşınmazın müşterek muris ..."den intikal edip tüm mirasçıların hak sahibi olduğu ve taşınmaz üzerindeki evin ise müştereken davacılara ait bulunduğu iddiasına dayanarak, çekişmeli taşınmazın ..."nin tüm mirasçıları adına tescili, üzerindeki evin ise müştereken kendi adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 134 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2015/509 Esas, 2015/575 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında davacılar ve davalı adına tapuya kayıt ve tesciline; taşınmaz üzerinde bulunan bir adet kargir evin davalıya ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, mahalli bilirkişi ..."ın beyanına göre, taşınmaz üzerindeki bir adet kargir evin davalı tarafından yapılmış olduğunun belirtildiği gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazın tarafların müşterek murisleri olan babalarından kaldığı hususunda, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde bulunan bir adet kargir evin kime ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Dinlenen tanıklardan özellikle tarafların kardeşi olan ve davacı tanığı olarak dinlenen ..."un, taşınmaz üzerinde bulunan evin yapımına tüm kardeşlerin katkıda bulunduğu ve iki sene öncesine kadar evi tüm kardeşlerin kullandıkları, son iki senedir davalının evi tek başına kullandığı şeklindeki beyanları, mahalli bilirkişi ..."ın, dava konusu evi sıra ile murisin mirasçıları olan tüm kardeşlerin kullandığı ve davacının da evin yapımında yardımcı olduğu yönündeki beyanı, tarafların yakın akrabası olduğunu beyan eden ve davacı tanığı olarak dinlenen Mustafa Arslan"ın, evin yapımında tüm kardeşlerin katkısının bulunduğu ve tüm kardeşlerin yazın köye gelmek suretiyle tasarruf ettikleri şeklindeki beyanı ve diğer tanıkların beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde evin ortaklaşa ve tüm mirasçılar adına yapıldığı anlaşıldığından, mahkemece evin davalıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı tarafın buna yönelen temyiz itirazları yerindedir. Davalının temyiz itirazlarına gelince, mirasçılar arasında pay devrinin her zaman mümkün olması nedeniyle somut olayda davanın paya yönelik olduğunun kabulü gerekir. Nitekim mahkeme tarafından da, taşınmazın dosya arasında bulunan veraset ilamındaki payları oranında davacılar ve davalı adına tesciline karar verilmiş ancak, dosya arasında bulunan veraset ilamında murisin terekesi toplamda 176 pay kabul edilmiş olup, davacıların ve davalının toplam payları 12"şerden 36/176 paya isabet etmektedir. Bu durum karşısında, mahkemece verilen karara göre bakiye 140/176 pay açıkta kaldığından, hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davacıların miras payı oranında tapu iptal ve tescil hükmü kurulup, bakiye 152/176 payın davalı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, dava miras payına yönelik olduğu halde, davalı aleyhine taşınmazın tamamının değeri üzerinden harç ve yargılama giderinin yükletilmesi de isabetsiz olup, davalı vekilinin hükme yönelen temyiz itirazları da bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara ve davalıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.