Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/620
Karar No: 2019/6175

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/620 Esas 2019/6175 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2017/620 E.  ,  2019/6175 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili dava dilekçesinde; Mera Kanunu hükümleri uyarınca ... ili, Mera Komisyonu Başkanlığınca ...ilçesinde yapılan mera tespit çalışmaları sonucunda, ... ilçesi, ...köyündeki 280 ada, 91 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla tespitine karar verildiğini, 1979 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarında ise aynı taşınmazın orman olarak tespit edildikten sonra orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, gelinen bu aşamada ... Valiliği İl Mera Komisyonunun tespit kararına 14.05.2004 tarihinde itiraz edildiğini fakat itirazın 08.06.2004 tarih ve 9404 sayılı yazıyla reddedildiğini, red kararının da 11.06.2004 tarihinde davacı idareye tebliğ edildiğini beyan ederek; ... köyü 280 ada, 91 parselde orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı taşınmaz hakkında verilen mera tespiti kararının iptalini talep etmiştir.
    Mahkemece; bozma öncesindeki 17.12.2013 tarihli 2009/46E. - 2013/906 K. sayılı gerekçeli kararda; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 280 ada, 91 parselle ilgili davanın kısmen kabulüyle, raporda (A) ile işaretli 1.108.720,99 m2"lik kısmın mera olarak; (B) ile gösterilen 1.898.887,09 m2"lik kısmın orman sayılan yer olarak tapuda sınırlandırılmasına, ... ili Mera Komisyonunun 08/06/2004 tarihli 9404 sayılı davacı itirazının reddi kararının iptaline, bilirkişi rapor, ek rapor ve bütün eklerinin (koordinat çizelgesi, ölçekli işaretli tüm haritalar) kararın eki sayılmasına, dava konusu yer Hasanşeyh köyü sınırında kaldığı ve davanın niteliği mera komisyon kararına itiraz olduğu için, kendi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, yine dava konusu taşınmaz ... sınırlarında kalmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükmün davalı ... Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.04.2015 tarih ve 2015/3550 E. - 2015/2736 K. nolu bozma ilamı ile; "Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK"nın 297/2. maddesi hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerektiği, mahkemece, gerekçe bölümünde "taşınmazın ... Köyü tüzelkişiliği sınırlarında kalmadığı" dendiği halde, hüküm fıkrasının karar bölümünde "... köyü 280 ada 91 sayılı parselle ilgili davanın kısmen kabulüne" karar verildiği; anılan Kanun hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında ve hükmün kendisi içinde çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle davacı ... Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz
    itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmesi neticesinde; davanın kısmen kabulü ile ... ili, ...ilçesi, Hasanşeyh köyü mülki sınırlarında kalan 280 ada 91 nolu taşınmazla ilgili davanın kısmen kabulüyle bilirkişilerin (M.Yıldırım Arıkan, ... İnce, ... Çetin ve ... ...) 16/08/2013 tarihli rapor ve "A" harfiyle işaretli olan 1.108.720.99 m²"lik kısmın mera olarak, (B) ile gösterilen 1.898.887,09 m²"lik kısmının ise orman sayılan yer olarak tapuda sınırlandırılmasına, ... ili Mera Komisyonunun 08/06/2004 tarihli ve 9404 sayılı itirazın reddi kararının iptaline, bilirkişi rapor ve eklerinin kararın eki sayılmasına, dava konusu yer Hasanşeyh köyü sınırları içinde kaldığı ve davanın niteliği mera komisyon kararına itiraz olduğu için kendi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, yine dava konusu taşınmaz ... sınırları içinde kalmadığından bu dava konusu yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne ve davacı ... Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazın (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera komisyon kararına itiraza ilişkindir.
    Taşınmazın bulunduğu yerde 1979 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu çalışması bulunmaktadır. Bu çalışmada dava konusu yer tespit harici bırakılmıştır.
    Mahkemece eksik incelemeyle usul ve yasaya aykırı olarak karar verilmiştir. Şöyle ki; ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkı ise Orman Yönetimine aittir. Yine, 4242 sayılı Mera Kanunundan kaynaklanan davalarda, husumetin Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına yöneltilmesi gerekmektedir. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1/2. maddesi ile ... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu durumda, 5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ...Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde adı geçen belediye idareleri davaya dahil edilmeksizin davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Taraf sıfatı 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmaksızın re"sen gözetilmelidir.
    O halde mahkemece; ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı"nın ve ...Belediye Başkanlığı"nın davaya katılımı sağlanmalı, taraf teşkili oluşturulmalı, delilleri toplanmalıdır.
    Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı kanunlar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun sadece hangi nitelikteki taşınmazların Devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve Devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar Devletleştirilmiş, Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanunla iadeye tâbi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı kanunda gösterilmiştir.
    Mahkemece öncelikle; yukarıda anıldığı şekilde usûlüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra, dava konusu taşınmaza ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte köy yerleşim alanı olarak belirlenip dağıtıma tâbi tutulan diğer tüm parsellere ve geniş çevreye de uygulanmak suretiyle çekişmeli parsel ve çevresinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.-K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.-K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.-K.
    sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3.3.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; parselin ve çevresinin eğimi eğim ölçer aleti ve memleket haritasındaki münhaniler yardımıyla teknik olarak hesaplattırılmalı, orman kadastrosu kesinleştiğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte 1/25000 ve 1/5000 ölçeklere büyütülmüş memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri, komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
    Kabule göre de; hüküm fıkrasının bir numaralı bendinde (B) ile gösterilen 1.898.887,09 m²"lik kısmın orman sayılan yer olarak tapuda sınırlandırılmasına," şeklinde hüküm kurulması yerinde değildir. Mahkemece; (B) ile gösterilen 1.898.887,09 m²"lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesine" şeklinde hüküm kurulması gerekirken anılan şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, taraf teşkili sağlanmaksızın, eksik inceleme ve yetersiz inceleme neticesinde yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 23/10/2019 günü oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi