9. Hukuk Dairesi 2011/15603 E. , 2013/19006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı ve karşı davalı, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı avans alacağı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı hüküm altına almış, karşı davayı
reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı ve karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 14.07.2004 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş akdini haklı nedenle feshettiği 06.12.2007 tarihine kadar çalışmasına devam ettiğini, çalıştığı süre boyunca günlük 13-14 saati aşan çalışma yaptığını, fakat fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, fazla çalışma ücreti talep ettiğinde ise ya bu şekilde çalış, ya da çek git denerek tehdit edildiğini, davacının bu nedenle iş akdini haklı sebebe dayanarak tek taraflı feshettiğini, davacının son ay ücretinin de ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ücret ve fazla mesai ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının çalışma süresi boyunca günlük 13-14 saat fazla mesai yapmadığını, fazla çalışma ücreti ödenmediği için işten haklı nedenlerle ayrıldığı yönündeki beyanının gerçekle bağdaşmadığını, davacının fazla mesai ücreti talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davacının şirket personel müdürlüğüne özel sebepler nedeniyle ayrılmak istediğini beyan ettiğini, personel müdürlüğünce kendisine ayrılabileceği ancak kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyeceğinin belirtildiğini, bunun üzerine davacının avans istediğini, kendisine 2007 Kasım ayı maaşının tamamı ve 2007 Aralık ayından mahsup edilmek üzere 342,64 TL olmak üzere toplam 800 TL ödeme yapıldığını, ancak davacının 04.12.2007 tarihini izleyen günlerde işe gelmediğini, tutanak düzenlendiğini, devamsızlıkla ilgili geçerli bir mazeret sunulmadığı takdirde, iş akdinin feshedileceğine dair yazı gönderildiğini ve yengesine tebliğ edildiğini, davacının aynı zamanda çalışma süresince çeşitli defalar yazılı ihtar aldığını ve savunmasının alındığını, davacının sözleşmeyi haksız şekilde feshetmiş olmasından dolayı müvekkili şirketin ihbar tazminatı almaya hak kazandığını savunarak davanın reddine, avans alacağı ve ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulü ile kıdem tazminatı, fazla mesai, ücret alacağının tahsiline, davalı-karşı davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı ve karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı ve karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Dosyada mevcut ücret bordrolarının bir kısmında ve temyiz dilekçesi ekinde sunulan ücret bordrolarından bazı aylarda fazla çalışma adı altında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ödeme yapılan bordrolara karşı davacıdan diyecekleri sorularak bu ayların fazla mesai alacağı bakımından dışlanıp dışlanmayacağının değerlendirilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.