10. Hukuk Dairesi 2013/1784 E. , 2014/16993 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26/2. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, Anayasa Mahkemesi İptal Kararını resen gözeterek, yazılı biçimde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı ... Anonim Şirketi avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurum avukatının tüm, davalı ... Anonim Şirketi avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, trafik iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 Sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler
açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek, ayrıca davalı sürücülerin trafik iş kazasının meydana gelmesinde toplam %100 kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu hükme dayanak kılınarak yargılama yapılıp hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 05.01.1999 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle, kaza başına 15.000 TL olan poliçe teminat limitinin, anılan kaza sonucu vefat eden 14 kişiye paylaştırılmak suretiyle, eldeki davanın ilişkin bulunduğu sigortalı Hanife Turalı varislerinin hissesine düşen 1.071 TL’nin davadan önce 01.10.1999 tarihinde ödendiğinin dosyaya ibraz edilen makbuz ve ibraname içeriği ile sabit bulunmasına rağmen, anılan sigorta şirketi hakkındaki davanın reddi yerine yazılı biçimde kabulüne hükmedilmesi, kabule göre de, hüküm fıkrasının (1) No’lu bendinde davalı ... Anonim Şirketi ismine yer verilmeyip diğer davalı ... Oyak Sigorta Anonim Şirketi isminin iki defa yazılması isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının, (1) No’lu bendinin silinerek yerine “1-a)Davacının iş bu dosyada ve birleştirilen 2006/7 Esas ve 2006/131 Esas Sayılı dosyalarda açılan davasının kısmen kabulü ile 49,88 TL cenaze masrafının 12.08.1999 ödeme tarihinden, 11.178,87 TL’nin 24.09.1999 onay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve (... mirasçıları mirası reddettiğinden tereke tasfiye komisyonuna alacak yazılmak suretiyle) ... Oyak Sigorta şirketinden ve poliçe limitiyle sınırlı olarak ve dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b)... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine,” hükmünün yazılmasına, hüküm fıkrasının (5) No’lu bendinin silinerek yerine “5-Alınması gereken 664,03 TL karar ve ilam harcının ... Sigorta A.Ş. ve ... mirasçıları ile ... dışındaki davalılardan alınmasına” hükmünün yazılmasına, hüküm fıkrasının (6) No’lu bendinin beşinci satırının son sözcüğü olan “...dışındaki” sözcüğünden önce gelmek üzere “ile ... Sigorta A.Ş.” sözcüklerinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının (6) No’lu bendinin altıncı satırında yer alan “sigorta şirketlerinden” sözcüğünün çıkarılarak yerine “... Oyak Sigorta şirketinden” sözcüklerinin yazılmasına, hüküm
fıkrasının (8) No’lu bendinin silinerek yerine “8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca hesaplanan 1.341,46 TL vekâlet ücretinin ... Sigorta A.Ş. ve ... mirasçıları ile ... dışındaki davalılardan alınarak davacı Kuruma verilmesine, ... Oyak sigorta şirketinin sigorta limitiyle orantılı olarak sorumlu olmasına” hükmünün yazılmasına, hüküm fıkrasının (10) No’lu bendinin son satırının son sözcüğünden sonra gelmek üzere “yine kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca belirlenen 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine” hükmünün yazılmasına, kısa kararında bu biçimde düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz istek halinde davalı ..."ne iadesine, 09.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.