Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/17048
Karar No: 2013/18910
Karar Tarihi: 18.06.2013

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/17048 Esas 2013/18910 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, prim alacağının ödenmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davacının isteğini kısmen kabul etmiştir. Davalı avukatı temyiz etmiş ancak HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteği reddedilmiştir. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunulduktan sonra dosya incelenerek karara varılmıştır. Yargıtay, mahkemenin yetersiz gerekçe kullanarak karar verdiğine hükmetmiş ve kararı bozmuştur. Anayasa’nın 141. maddesi ve HUMK’un 297. maddesi gereği, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği belirtilmiştir.
Kanun maddeleri: Anayasa’nın 141. maddesi ve HUMK’un 297. maddesi
9. Hukuk Dairesi         2011/17048 E.  ,  2013/18910 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalının ... Isı Sanayi isimli iş yerinde Ekim 1990 yılından beri 20.10.2001 tarihine kadar davalıdan sonra gelen yönetici ve ustabaşı olarak çalıştığını, işyerinde davacının geceli gündüzlü özverili çalışması, imalatlarda deneyimi, işe bağlılığı ve sadakati sonucu üretim miktarının artırılması amacıyla davalının yazılı belge ile maaş harici muhasebe kayıtlarında görülen brüt imalat gelirleri üzerinden %4 prim vermeyi kabul ettiğini, davalının davacıya 1994 yılından itibaren gerek %4 primlerini gerekse 01.01.2000 tarihinden itibaren geçerli %20 hisse ile ilgili bir ödeme yapmadığını, devamlı vaatlerle kandırdığını, asgari ücrete mahkum ettiğini, davalının küçük sanayi sitesinde atölyede çalışmalarını sürdürürken davacının özverili çalışmaları sonucu kalorifer kazanları, su tankları üreten fabrikaya kavuşunca ortaklığı sonlandırma gayreti içinde olduğunu, sonuçta davacının 20.10.2001 tarihinde işyerinden ayrıldığını, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1994-1999 yılları arasındaki çalışmasının karşılığı %4 prim alacağı için açmış olduğu davanın 6.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2002/186 Esas sayılı dosyasında kısmen kabulüne karar verildiğini, taraflar arasındaki tarihsiz 01.01.2000 tarihinden geçerli "ortaklık protokolünde prim ödemesinden vazgeçildiğine dair bir maddenin bulunmadığını, bu protokolün yapılmasının davacıya birşey kazandırmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları, alacakları saklı tutulması kaydıyla 15.000,00 TL alacağının ticari faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya %4"lük primlerini fazlası ile ödediğini, işlerin sıkıntılı olduğu dönemlerde dahi ödemelerini aksatmadığını, davacıyı diğer çalışanlardan ayrı tutarak ödemeleri düzgün yaptığını, davacının davalının işyerinde çalışarak ev sahibi olduğunu ve çocuklarını okuttuğunu, herhangi bir bedel ödemeden sadece daha iyi çalışmasına devam etsin diye davacıyı ortak ettiğini, 1994-2000 tarihleri arasındaki alacak davasının başka bir mahkemede görüldüğünü ve hükme bağlandığını, davacının 01.01.2000 - 20.10.2001 tarihleri arası herhangi bir alacağı bulunmadığından 2002 yılında açtığı davada istemediğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının pirim alacağı isteminde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    Anayasa"nın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
    Somut olayda, mahkemece "dosyada delliler toplanmış bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi defterler üzerinde yaptığı inceleme sonucunda davacının pirim hesabını yapmıştır. Yapılan hesaplama mahkememizce uygun görüldüğünden aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde bir açıklama ile hüküm kurulduğu görülmüştür.
    Mahkeme kararındaki bu açıklama, Anayasa ve HUMK"un aradığı anlamda bir gerekçe değildir. Mahkemece tarafların iddia ve savunması irdelenmeden, Anayasa"nın ve HUMK"un aradığı anlamda gerekçe oluşturulmadan, karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    F) Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi