
Esas No: 2021/13939
Karar No: 2021/13711
Karar Tarihi: 15.12.2021
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/13939 Esas 2021/13711 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/154 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/04/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 14/12/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 15/03/2017 tarihli ve 2017/2717 soruşturma, 2017/52 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve mercinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, MERNİS adresinde 28/03/2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 18/10/2017 tarihinde tedbirin infazı için Uşak Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Uşak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, şüphelinin 01/07/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı, uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de tespit edildiği,
3- Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 15/02/2018 tarihli ve 2018/2212 soruşturma, 2018/591 esas, 2018/471 sayılı iddianame ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17/07/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/154 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın 08/09/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/03/2017 tarihli ve 2017/2717 soruşturma, 2017/52 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin erteleme süresi içerisinde atılı suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/154 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 14/12/2016 tarihli eylemi nedeniyle şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/03/2017 tarihli ve 2017/2717 soruşturma, 2017/52 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, sanığın erteleme süresi zarfında aynı suçu 01/07/2017 tarihinde yeniden işlediğinden bahisle, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde adı geçen sanığın Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli kararı ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 15/03/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın doğrudan mernis adresine 28/03/2017 tarihinde tebliğ edilerek denetime başlandığı, sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca şüphelinin bilinen son adresine tebliğe gönderilmesi gerekirken, doğrudan mernis adresine anılan Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligat usulüne uygun tebliğ edilmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin başlamadığı,
Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin istikrar kazanmış içtihatları göz önüne alındığında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından şüphelinin mernis adresine gönderilen çağrı kağıdı 14/11/2017 tarihinde, aynı konutta birlikte oturan babasının imzasına tebliğ edildikten sonra şüpheli süresi içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat edip, bir itirazda bulunmaksızın ön bilgilendirme formunu 21/11/2017 tarihinde tebellüğ etmiş olduğundan erteleme süresinin en geç bu aşamada 21/11/2017 tarihinde başladığı nazara alındığında, 01/07/2017 tarihli ikinci suçun beş yıllık denetim süresi başlamadan işlenmiş olduğu,
Bu itibarla erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen ikinci suçun ihlâl niteliğinde olmadığı cihetle yargılamanın asıl konusunu oluşturan ilk suça ilişkin olarak yargılama şartı bulunmadığı gözetilerek, bu aşamada yargılama şartının gerçekleşmesi beklenmek üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca “kamu davasının durmasına ve dava açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/154 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli ... hakkında 14/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/03/2017 tarihli ve 2017/2717 soruşturma, 2017/52 sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine ve aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde aynı suçu 01/07/2017 tarihinde yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/154 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
1- Şüpheli hakkında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, kararda itiraz mercinin gösterildiği ancak itiraz süresinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK"nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın
171,172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, mercinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin gösterilmediği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda 01/07/2017 tarihli ihlal kabul edilen suçun da erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği,
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği, tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun"un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bu nedenle somut olayda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin doğrudan MERNIS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı anlaşıldığından, kovuşturma şartının gerçekleşmediği,
Sonuç olarak; erteleme kararının ve tebliğinin usulsüz olması nedeniyle erteleme süresi işlemeye başlamayacağından, erteleme süresi içerisinde işlendiği iddia edilen ikinci suçun ihlâl niteliğinde olmadığı, yargılamanın asıl konusunu oluşturan ilk suça ilişkin olarak kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesi beklenmek üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca “kamu davasının durmasına” karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi içerisinde işlenen ihlal niteliğinde bir eylemin bulunmadığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “kamu davasının durmasına” karar verilmesi ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat
işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/154 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309.
maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.