Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/13938
Karar No: 2021/13710
Karar Tarihi: 15.12.2021

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/13938 Esas 2021/13710 Karar Sayılı İlamı

10. Ceza Dairesi         2021/13938 E.  ,  2021/13710 K.

    "İçtihat Metni"

    Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Karşıyaka (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/04/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Şüpheli ... hakkında 16/11/2008 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 24/12/2008 tarihli, 2008/21774 soruşturma, 2008/9268 esas ve 2008/4685 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    2- Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/05/2009 tarihli ve 2008/1465 esas, 2009/596 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 12/06/2009 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği ve infazı için 13/11/2009 tarihinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
    3- İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 10/03/2010 tarihli ve 2009/6382 DS sayılı çağrı yazısının tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
    4- Sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi gereğince “gelmediğinde yokluğunda duruşma yapılacağı” şerhini içeren duruşma davetiyesi tebliğ edildiği, duruşmaya gelmemesi nedeniyle savunması alınmadan Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10/02/2011 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 10/03/2021 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştirildiği,
    5- Sanığın denetim süresi içerisinde 14/05/2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/10/2014 tarihli ve 2014/548 esas, 2014/162 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Karşıyaka (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/01/2015 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı ek kararı ile 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın ek karara itiraz ettiği,
    6- Merci Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2015/202 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
    7- Sanığın 21/12/2020 tarihli dilekçesi ile tarafına tebligat yapılmadan 10 ay hapis cezasının kesinleştirildiğini belirterek infazın durdurulmasını ve kararın kanun yararına bozulmasını talep ettiği,
    Anlaşılmıştır.
    B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
    Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
    “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/05/2009 tarihli ve 2008/1465 esas, 2009/596 sayılı kararını müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle dosyanın ele alınarak yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun"un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun"un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle, hapis cezasının aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 06/01/2015 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine dair mercii Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2015/202 değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/5512 esas, 2018/9804 karar sayılı ilamında yer alan, "5560 sayılı Kanun ile değişik TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilmesi esnasında; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerindedir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
    Dosya kapsamına göre, 08/05/2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında, sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığının bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edildiği, sanığa gönderilen duruşma davetiyesinde duruşma gün ve saati ile sanığın duruşmaya katılmaması halinde yokluğunda karar verileceği hususuna ilişkin açıklama bulunduğu, ancak söz konusu davetiyede anılan Yargıtay ilamında da belirtilen şekilde, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymama iddiasına ilişkin olarak sanığın duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceğine ilişkin bir uyarı bulunmadığı gibi bu hususta sanığın savunması da alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
    C-) Konunun Değerlendirilmesi:
    Sanık ... hakkında, 16/11/2008 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/05/2009 tarihli ve 2008/1465 esas, 2009/596 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına
    karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun"un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun"un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli kararını takiben, sanığın deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle, hapis cezasının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 06/01/2015 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine dair merci Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2015/202 değişik iş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
    5560 sayılı Kanun ile değişik TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilmesi esnasında; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması, kanuna aykırı olduğundan,
    Somut olayda; 08/05/2009 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında, sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığının bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edildiği, sanığa gönderilen duruşma davetiyesinde duruşma gün ve saati ile sanığın duruşmaya katılmaması halinde yokluğunda karar verileceği hususuna ilişkin açıklama bulunduğu, ancak söz konusu davetiyede “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymama iddiasına ilişkin olarak sanığın duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceğine” ilişkin bir uyarı bulunmadığı gibi bu hususta sanığın savunması da alınmadan mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    D-) Karar:
    Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Karşıyaka (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli ve 2010/878 esas, 2011/143 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi